KESK`lilere Istanbul`da polis engeli 0 Kommentare
KESK İstanbul Şubeler Platformu üyeleri, Eğitim Sen'in Ankara'ya yapacağı yürüyüşe İstanbul'dan katılacak olan emekçileri uğurlamak için Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. Taksim Meydanı'na kadar yürüyerek, İstanbul'a gidecekleri uğurlamak isteyen emekçiler, polis tarafından engellendi. Çevik kuvvet ekipleri tarafından önleri kesilen emekçiler, sloganlar atarak bekleyişe geçti. (DiHA)
Egitim-sen Diyarbakir`dan yola cikti 0 Kommentare
Forum : `Soyleyecek sozumuz ,cozecek gucumuz var` 0 Kommentare
Uzun yıllardır çözülmesi gerektiği söylenip, son zamanlarda ise devlet iktidarının çözülmesi gereği konusunda mutabık olduğu ilan edilen, ancak bir türlü çözülmeyen Kürt sorunu konusunda sadece görüşlerini söylemeye ve kimi isteklerini, temennilerini belirtmeye gelmedi kadınlar. Kadınlar, 'çözülmeli' diyen erkek dilin, çözüm koşullarında bile çözümsüzlük üreten yanına müdahale etmek için bir araya geldiler. Çözüm koşullarını operasyon ve şiddetle devşiren pazarlıkçı ruhuna müdahale etmek için bir araya geldiler. başlattığı savaşı bitirmeyi beceremeyenlere müdahale etmek için yan yana durdular.
Kadınlar kendileri sustukça artan ölümler yerine konuştukça kurtulacak yaşamlar için bir araya geldiler.
Yani kadınlar Kürt sorununun çözümüne müdahil olmak için neler yapabileceklerini tartışmak için bir araya geldiler.
Sürecin ilk buluşması
Bunları bir günde yapamayacaklarını bilen kadınlar pazar günü gerçekleştirdikleri forumu müdahillik sürecinin bir ilk platformu olarak değerlendirdiler. Bu platformda ortaya çıkan görüşler, öneriler, talepler ise bundan sonra örecekleri yeni sürecin ana eksenini oluşturdu.
Miting ve tartışma forumu gibi iki ayak olarak kurgulanan Diyarbakır'daki buluşma, Pazar sabahı saat 10'da Bağlar Belediye salonunda 50 farklı örgütlü yapıya mensup olan ve hiç bir örgütlü yapıdan olmayan 250 civarında kadının katılımı ile gerçekleşti. DTP'li kadın milletvekillerinin ve DTP'li kadın Belediye Başkanlarının firesiz katıldığı buluşmada, feminist, sendikal, siyasi parti örgütlenmelerinde yer alan kadınlar yer alırken, Saynur Tezel, Ayşegül Deveci, Şemsa Özar, Nazan Üstündağ ve bu tür platformlarda görmeye alışık olmadığımız Nevval Sevindi, Emine Uşaklıgil gibi gazeteci yazar ve akedemisyen kadınlarda bulundu.
Sorumluluk almaya gönüllü oldular
'Söyleyecek sözümüz, çözümü geliştirecek gücümüz var' teması ile başlayan forum çok ciddi bir kadın katılımına sahne oldu. Nerede ise salonda bulunan kadınların üçte ikisi konuşma talebinde bulundu. Bu kadınların çözümün muhatabı olma isteğinin ve sorumluluk alma talebinin en yüksek göstergesiydi. Kürt sorununa ve belki de pek çok soruna farklı yerlerden bakan, farklı anlayışlara sahip olan kadınların barışta buluşmak için 'sözlerini esirgememe' çabaları daha baştan forumun amacının yakalanmasına yol açtı. Barış için geleceği planlamaya bu denli istekli kadın yapısı, önerileri ve görüşleri ile bir sonraki adımı da kendileri açısından kazanım olarak aslında hanelerine yazdı.
PKK'nin 1 Haziran'a kadar ilan ettiği çatışmasızlık sürecinin hemen öncesine denk gelen forum barışın kalıcılaşmasının yollarını ararken, tutuklanan DTP'li ve KESK'li kadınlar 4 saatlik tartışmalar boyunca unutulmadı. Onların cezaevlerinden ve gözaltından gönderdiği selamlar coşku ile karşılandı. Kadın tutuklamalarının da ele alındığı forum, yer yer çelişen, kimi zaman tepki toplayan ama çoğunlukta paylaşılan sözlerin gücü ile oldukça diri geçti. Yaklaşık 40 kadının görüşlerini paylaşma fırsatı bulduğu forumda pek çok kadının bir sonraki süreci örmek için gönüllü olması kadın cephesinde ne çok şeyin yıkıldığını gösterdi. Ortak platformlarda söz almaya pek gönüllü olmayan ya da genelde önce başka birilerinin söz almasını bekleyen kadın yaklaşımı bu defa yoktu. Daha formun başladığı ilk beş dakika içinde salonun üçte ikisi konuşma isteğini formun maderötörüne yani bana iletti.
Formun sevindirici tek yanı bu değildi. Gelen önerilerin pratikleşmesi için kurulacak komisyona bir anda 20 kadının gönüllü olması kadınların sadece sözlerini söylemeye değil, söylediklerini yapmaya geldiklerinin göstergesiydi. Ve bu büyük bir düzey sıçramasıydı.
Forum öte yandan oldukça çok önerinin geldiği bir tartışma platformu oldu.
Tartışılacak öneriler geldi
Eylemden örgütlenmeye kadar değişik biçimlerde gelen önerilere karşı akla gelmeyecek pek çok kadın, rol üstlenmek istediğini beyan etti. Ortaya atılan önerilerden belli başlıları ise şunlar oldu: Bu forumun benzerinin başka kentlerde örgütlendirilmesi, Barış çadırlarının kurulması, aktif eylem halinde ve halkla olunması, Türkiye'nin bir çok yerinden Ankara'ya kadın barış yürüyüşlerinin gerçekleştirilmesi, Ankara'da parlamento önünde mitinglerin gerçekleştirilmesi, Barış için Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı ve CHP, MHP, AKP gibi siyasi partilerle görüşülmesi, bunları yapabilecek Akil kadınlar grubunun oluşturulması, bu akil kadınların Kandil'de dahil tüm aktörlerle görüşmesi, kavgayı bitirmek için kadınların kavgayı yapanların arasına eşarbını atması ile başlayan barışma geleneğinden yola çıkarak Beyaz yazma (Yaşmak) atma eylemlerinin örgütlenmesi, Asker ve gerilla annelerinin buluşturulması ve daha geniş bir organizasyonla Kadın Barış konferansının örgütlenmesi, Barış için kadın Koordinasyonunun kurulması. Bu önerilerin gerçekleşebilir olanları için hazırlık yapmak üzere forum sonunda komisyon kurulması...
İroniler formu renklendirdi
Forum daha başlangıcında ilginç ironilere de sahne oldu. Bunun ilk örneği Nevval Sevindi'den geldi. Konuşmasına Moderatörün 'farklı düşüncele sahip olsak ta, olaylara farklı yerlerden baksak ta' barışta buluşmak için bir araya gelmiş olmanın değerine ilişkin söylemlerini referans alarak başlayan Sevindi, bir yandan maderötöre teşekkürlerini iletirken diğer yandan PKK'nin bir savaş örgütü olduğu ve savaştan başka bir şey bilmediğine dair söylemleri büyük bir tepki aldı. Ancak Sevindi'yi asıl şaşırtan ise teşekkür ettiği ve görüşlerini referans alarak konuşmasına başladığı moderatörün bir zamanlar gerilla olduğunu ve barış grubu olarak dağdan geldiğini öğrendiği andı.
Forumun bir diğer önemli ironisi ve elbetteki açılımı ise DTP Eşbaşkanı Emine Ayna'dan geldi. Ayna konuşmasında 'Madem bu sorunun çözümü için bir türlü şu akil adamlar oluşturulamıyor, o halde bizde akil kadınlar grubu oluşturalım, Kandil'e de gidelim Ankara'ya da' söylemi oldu. Ayna'nın çokça tartışılacağı anlaşılan bu önerisi Kürt sorununda çözüm için tarafsızlığına, adaletine ve vicdanına güvenilecek akil insanın kimlerden oluşacağına dair önemli bir adrese göndermede yaptı.
Kadınlardan Gül'e itiraz var
Forumda en çok itiraz edilen söylem ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 'İyi şeyler olacak' söylemi oldu. Gül'e atfen son iki ayda iyi şeyler yaşanmadığını söyleyen katılımcılar, DTP'ye, KESK'e olan baskın ve tutuklamaları kınadı, Operasyonları eleştirdi ve devlete 'Barış için operasyonları durdurun' çağrısında bulundu. Gül'ün söylemlerini eleştirdiği konuşması ile formun en renkli konuşmacıları arasına giren Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Nazan Üstündağ şunları dedi: 'İyi şeylerin olacağı söyleniyor, Ama iyi şeyler olmuyor. İyi şeyler oluyorsa hani benim arkadaşlarım? onları tutukladınız, İyi şeyler oluyorsa Önce onları bırakın. İyi şeyler oluyor deniyor, o halde niçin insanlar ölüyor. Hayır ben mücadelenin bitmesini istemiyorum, hep mücadele edelim istiyorum, ama tutuklanma kaygısı duymadan, ölüm kaygısı duymadan, sonsuza dek mücadele edelim istiyorum. Silahsız mücadele etme hakkı için barış için hemen şimdi bir şeyler yapmalıyız. Hayır, iyi şeyler olmuyor, iyi şeylerin olması için umut etmeyelim, gelin umutsuz olalım. Umutsuz olalım ki iyi şeylerin olması için mücadele edecek gücümüz olsun'
Duygu yüklü pek çok konuşmaya da sahne olan forumun en sade konuşmalarından ve anlamlı buluşma çabalarından biri ise haber spikeri Saynur Tezel'den geldi. 2,5 yaşındaki kızı için bu buluşmaya geldiğini anlatan, kızının savaşın, patlamaların, ölümlerin olduğu bir ülkede yetişmemesi için bir şeyler yapması gerektiğini düşündüğünü söyleyen Tezel'in 'Ben size çocuğumu emanet etmeye geldim, eğer sizde bana itimat ederseniz çocuğunuzu emanet almaya geldi. Geleceklerimizi gelin birbirimize gönül rahatlığı ile emanet edelim' sözleri katılımcıları oldukça duygulandırdı.
Çok kadının sözünü söylediği ama yine çok kadının sözünü söyleyemediği forum geleceği birlikte kurmanın mümkün olduğunu gösterdi. Ufak tefek eksikliklerine rağmen başarılı geçen forumun ardından gözler şimdi Haziran ayı içerisinde yapılması beklenen ikinci buluşmaya çevrildi.
Yuksel GENC - Gundem
Egitim-Sen Ankara`ya yuruyor 0 Kommentare
Türkiye’nin dört bir tarafından eğitimciler 3 Haziran’da bölgelerinden yola çıkarak 5 Haziran’da Ankara’ya ulaşacaklar.
KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ve KESK’e yönelik operasyonda gözaltına alınıp serbest bırakılan KESK Kadın Sekreteri Songül Morsümbül ile Eğitim Sen Kadın Sekreteri Gülçin İsbert’in de katıldığı toplantıda konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, eğitim ve bilim emekçilerinin ekonomik, sosyal ve özlük haklarıyla birlikte demokrasi mücadelesi yürüttüklerini söyledi. Eğitim Sen’in bu özelliği nedeniyle sindirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Kılıç, KESK’e yönelik operasyon kapsamında suç unsuruna rastlanmadığının altını çizerek, tutuklananların da serbest bırakılmalarını beklediklerini aktardı.
Kılıç, sendika olarak TİS taslağı hazırladıklarını, taleplerin öncelikle işyerlerinde tartışılacağını ve ortaya çıkan talepleri Milli Eğitim Bakanlığı’na iletileceklerini ifade etti. “Artık gelinen süreçte toplu görüşme sona ermeli ve TİS yapılmalı” diyen Kılıç, Türkiye’nin mahkeme kararlarına uymasını istedi. Danıştay ve İdare Mahkemesi kararlarıyla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de TİS konusunda Türkiye’yi mahkum ettiğini hatırlatan Kılıç, AKP Hükümeti’nin kamu emekçilerini bu yıl da toplusözleşmeye çağırmadığı takdirde suç işlemeye devam etmiş olacağının altını çizdi.
ÖĞRENCİLER VE VELİLERLE BİRLİKTE
“Yalnız parası olanlara değil tüm yurttaşlara ayrım gözetmeksizin eşit ve parasız eğitim hakkı sağlanmalıdır” diyen Kılıç, eğitimin bilimsel, laik, demokratik ve kamusal bir niteliğe sahip olması gerektiğini iletti. Eğitimcilerin çocuklarına kreş, her gün yeterli beslenme, süt ve temiz su imkanı sağlanmasını isteyeceklerini vurgulayan Kılıç, okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar okullara ödenek sağlanmasını ve eğitime yeterli bütçenin ayrılmasını talep etti. Sözleşmeli, geçici ve ücretli çalıştırma uygulamaları son bularak kadrolu ve güvenceli çalışma koşullarının yaratılmasının önemine işaret eden Kılıç, öğrencilerin ve velilerin Eğitim Sen’in yürüyüşüne katılarak destek vermesini istedi.
Bugün Edirne, Hakkari, Muğla ve Artvin dahil, Türkiye’nin her bölgesinden Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını ve 5 Haziran’da Ankara’da olacaklarını sözlerine ekleyen Kılıç, Eğitim Sen’in baskı ve sindirme politikalarına karşı sessiz kalmayacağının altını çizdi. (Ankara\Evrensel)
‘KRİZİN YÜKÜ ARTTIKÇA İKTİDAR HIRÇINLAŞIYOR’
Önceki gün Konak YKM önünde bir araya gelen KESK İzmir Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri, KESK’e yönelik baskının, KESK’in iktidara biat etmeyen; sömürüye, ırkçılığa, militarizme, gericiliğe karşı açık tutum ve eylemlikleri ile ilgili olduğunu belirttiler.
Eyleme, KESK’e bağlı sendikalar ile TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Feride Aksu, TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Zeki Gül’ün yanı sıra EMO Genel Başkanı Musa Çeçen ve BTS Genel Başkanı Yunus Akıl da katıldı. Ayrıca EMEP, DTP, SDP, ÖDP gibi emekten yana siyasi partiler ve Halkevleri, İHD, TİHV gibi kurumlar da eyleme katılarak kamu emekçilerini yalnız bırakmadı. Öğrenciler de, “Öğretmenime dokunma” sloganları ve dövizleriyle eyleme katıldı.
YKM önünde kortejlerin oluşturulmasının ardından yürüyüş buradan Konak Sümerbank önüne kadar devam etti. Sümerbank önünde açıklama yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ergun Demir, krizin yükü arttıkça hükümetin tüm halk kitleleri ve kurumları üzerindeki hırçınlığının da arttığını belirtti.
Demir, “Bütün bu hukuksuzluklara karşı tutuklanan arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu, buradan bir kez daha söylüyor; yoksulluğa, ırkçılığa, gericiliğe ve militarizme karşı emek ve demokrasi mücadelemizi güçlendirerek sürdüreceğimizi ifade ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. (Izmir\Evrensel)
KESK`i Jitem basti 0 Kommentare
Yapılan açıklamanın ardından konuşan KESK Genel Kadın Sekretiri Songül Morsümbül, gözaltı süresi boyunca kendilerine sahip çıkan sendika üyelerine teşekkür ederek, KESK'in demokrasi ve barış mücadelesinde kararlı adımlarla yürüdüğünü ve bundan sonrada yürüyeceğine dikkat çekti.
Kürt sorununun demokratik çözümün için yürütülen tartışmaların bir kesimi rahatsız ettiğini dile getiren Morsümbül, KESK'e yönelik operasyonun bu nedenle yapıldığını kaydederek, 'Odamda yapılan arama bizzat JİTEM tarafından yapıldı. KESK'in mücadelesini başka yere çekmeye çalışıyorlar. Yapılan arama başka güçlerin süreci provoke etmesi girişimidir' dedi.(Gundem)
Nazım Hikmet Memleket = Memleket Nazım Hikmet 0 Kommentare
İSTANBUL - Nazım Hikmet Ran, ölümünün 46. yılı olan bugün düzenlenecek çeşitli etkinliklerle anılıyor. Başta Nazım Hikmet Kültür Merkezi olmak üzere bazı belediyeler ölümünün 46. yılında, Nazım’ı şiirleri, sinevizyon gösterileri ve müziklerle anacak. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki etkinlikler şairin hayatından kesitlerin yeraldığı sinevizyon gösterisiyle saat 20.30’da başlayacak. Müzikli ve şiirli sunumun ardından, ‘Nazım Hikmet-Bertolt Brecht Değişme ve Değiştirme Tutkusu’ adlı bir söyleşi gerçekleştirilecek. Nazım Hikmet Kültür Merkezi Ankara Şubesi ise Nazım Hikmet’i, onun Küba gezisine ışık tutan Çağrı Kınıkoğlu’na ait belgesel film ‘Nazım’ın Küba Seyahati’ ile anacak. Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlik de saat 20.00’de başlayacak. Konuşmalar, şiir, şiir-gösterimi ve müzik dinletilerinin yer alacağı etkinliğe çeşitli dallardan sanatçılar da katılacak. Büyük ustaya bin selamEşir düşmekte değil ,Teslim olmamakta bütün meseleNAZIM HİKMET RAN
Düşen Air France uçağının enkazı bulundu 0 Kommentare
Brezilya Hava Kuvvetleri, kayıp Air-France uçağına ait olduğu sanılan bir enkazın tespit edildiğini bildirdi. Enkaz Brazilya sahilinin 650 kilometre açığında bulundu
Brezilya açıklarında kaybolan, Fransız havayolu şirketi Air-France uçağına ait olduğu sanılan bazı enkaz parçalarının tespit edildiğini bildirdi. Hava kuvvetleri sözcüsü, aralarında koltukların da olduğu "küçük enkaz parçalarının", Brezilya’nın Fernando de Noronha adasının 650 km kuzeydoğusunda bulunduğunu belirtti.


