KESK`lilere Istanbul`da polis engeli 0 Kommentare

KESK İstanbul Şubeler Platformu üyeleri, Eğitim Sen'in Ankara'ya yapacağı yürüyüşe İstanbul'dan katılacak olan emekçileri uğurlamak için Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi.

KESK İstanbul Şubeler Platformu üyeleri, Eğitim Sen'in Ankara'ya yapacağı yürüyüşe İstanbul'dan katılacak olan emekçileri uğurlamak için Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. Taksim Meydanı'na kadar yürüyerek, İstanbul'a gidecekleri uğurlamak isteyen emekçiler, polis tarafından engellendi. Çevik kuvvet ekipleri tarafından önleri kesilen emekçiler, sloganlar atarak bekleyişe geçti. (DiHA)

Egitim-sen Diyarbakir`dan yola cikti 0 Kommentare

Eğitim Sen bölge şubelerinden Diyarbakır'a gelen çok sayıda kişi, Ankara'ya hareket etmeden önce yürüyüş düzenledi. Eğitim Sen'liler daha sonra, 3-4-5 Haziran tarihleri arasında Toplu İş Sözleşmesi (TİS) talebiyle Ankara'ya yapacakları yürüyüş için bölgeden gelen sendika temsilcileri birlikte yola çıktı.

3-4-5 Haziran tarihleri arasında Toplu İş Sözleşmesi (TİS) talebiyle Ankara'da yapılacak yürüyüşe katılmak üzere bölge illerinden Diyarbakır'a gelen Eğitim Sen temsilcileri, şube binası önünden Koyuyolu Parkı'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün engellenmesi için Ofis Semti'nde Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı çevik kuvvet polisleri tarafından yola barikat kurulurken, sendika üyeleri ile polisler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Polisin barikatı kaldırmasıyla sendikacılar yürüyüşlerine devam etti. Yaklaşık 500 kişiden oluşan kortej Koşuyolu Parkı'na kadar sık sık, 'KESK'e uzanan eller kırılsın', 'Savaşa değil eğitime bütçe', 'KESK'i değil silahları sustur' sloganları attı. Ankara'da yapacakları yürüyüşe ilişkin basın açıklaması yapan Eğitim Sen Merkez yöneticisi Gülçin İsbert, Türkiye'nin bütün sorunları gibi giderek derinleşen eğitim sorunlarına dikkat çekmek için yürüyeceklerini kaydederek, 'Eğitim ve diğer alanlarda yaşanan ticarileşme ve özelleştirme uygulamasına son verilmesi için Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya yürüyoruz' dedi. Sendika temsilcileri 5 otobüsle Ankara'ya doğru yola çıktı. (DiHA)

Forum : `Soyleyecek sozumuz ,cozecek gucumuz var` 0 Kommentare

Pazar günü Diyarbakır kapısını hem birbirine benzeyen hem de bir o kadar birbirine benzemeyen kadınlara açtı.

Batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine Türkiye'nin farklı kentlerinden gelen, farklı kimliklerine, inançlarına sahip kadınları ağırladı. Kısa zamanda bu kadar çok kadını bir araya toplamayı başaran düzenleyicilerin esas amacı, siyasetçilerin askerin bürokratların tartıştığı Kürt sorununun çözümüne kadın cephesinden müdahillik yaratmaktı.

Uzun yıllardır çözülmesi gerektiği söylenip, son zamanlarda ise devlet iktidarının çözülmesi gereği konusunda mutabık olduğu ilan edilen, ancak bir türlü çözülmeyen Kürt sorunu konusunda sadece görüşlerini söylemeye ve kimi isteklerini, temennilerini belirtmeye gelmedi kadınlar. Kadınlar, 'çözülmeli' diyen erkek dilin, çözüm koşullarında bile çözümsüzlük üreten yanına müdahale etmek için bir araya geldiler. Çözüm koşullarını operasyon ve şiddetle devşiren pazarlıkçı ruhuna müdahale etmek için bir araya geldiler. başlattığı savaşı bitirmeyi beceremeyenlere müdahale etmek için yan yana durdular.

Kadınlar kendileri sustukça artan ölümler yerine konuştukça kurtulacak yaşamlar için bir araya geldiler.

Yani kadınlar Kürt sorununun çözümüne müdahil olmak için neler yapabileceklerini tartışmak için bir araya geldiler.

Sürecin ilk buluşması

Bunları bir günde yapamayacaklarını bilen kadınlar pazar günü gerçekleştirdikleri forumu müdahillik sürecinin bir ilk platformu olarak değerlendirdiler. Bu platformda ortaya çıkan görüşler, öneriler, talepler ise bundan sonra örecekleri yeni sürecin ana eksenini oluşturdu.

Miting ve tartışma forumu gibi iki ayak olarak kurgulanan Diyarbakır'daki buluşma, Pazar sabahı saat 10'da Bağlar Belediye salonunda 50 farklı örgütlü yapıya mensup olan ve hiç bir örgütlü yapıdan olmayan 250 civarında kadının katılımı ile gerçekleşti. DTP'li kadın milletvekillerinin ve DTP'li kadın Belediye Başkanlarının firesiz katıldığı buluşmada, feminist, sendikal, siyasi parti örgütlenmelerinde yer alan kadınlar yer alırken, Saynur Tezel, Ayşegül Deveci, Şemsa Özar, Nazan Üstündağ ve bu tür platformlarda görmeye alışık olmadığımız Nevval Sevindi, Emine Uşaklıgil gibi gazeteci yazar ve akedemisyen kadınlarda bulundu.

Sorumluluk almaya gönüllü oldular

'Söyleyecek sözümüz, çözümü geliştirecek gücümüz var' teması ile başlayan forum çok ciddi bir kadın katılımına sahne oldu. Nerede ise salonda bulunan kadınların üçte ikisi konuşma talebinde bulundu. Bu kadınların çözümün muhatabı olma isteğinin ve sorumluluk alma talebinin en yüksek göstergesiydi. Kürt sorununa ve belki de pek çok soruna farklı yerlerden bakan, farklı anlayışlara sahip olan kadınların barışta buluşmak için 'sözlerini esirgememe' çabaları daha baştan forumun amacının yakalanmasına yol açtı. Barış için geleceği planlamaya bu denli istekli kadın yapısı, önerileri ve görüşleri ile bir sonraki adımı da kendileri açısından kazanım olarak aslında hanelerine yazdı.

PKK'nin 1 Haziran'a kadar ilan ettiği çatışmasızlık sürecinin hemen öncesine denk gelen forum barışın kalıcılaşmasının yollarını ararken, tutuklanan DTP'li ve KESK'li kadınlar 4 saatlik tartışmalar boyunca unutulmadı. Onların cezaevlerinden ve gözaltından gönderdiği selamlar coşku ile karşılandı. Kadın tutuklamalarının da ele alındığı forum, yer yer çelişen, kimi zaman tepki toplayan ama çoğunlukta paylaşılan sözlerin gücü ile oldukça diri geçti. Yaklaşık 40 kadının görüşlerini paylaşma fırsatı bulduğu forumda pek çok kadının bir sonraki süreci örmek için gönüllü olması kadın cephesinde ne çok şeyin yıkıldığını gösterdi. Ortak platformlarda söz almaya pek gönüllü olmayan ya da genelde önce başka birilerinin söz almasını bekleyen kadın yaklaşımı bu defa yoktu. Daha formun başladığı ilk beş dakika içinde salonun üçte ikisi konuşma isteğini formun maderötörüne yani bana iletti.

Formun sevindirici tek yanı bu değildi. Gelen önerilerin pratikleşmesi için kurulacak komisyona bir anda 20 kadının gönüllü olması kadınların sadece sözlerini söylemeye değil, söylediklerini yapmaya geldiklerinin göstergesiydi. Ve bu büyük bir düzey sıçramasıydı.

Forum öte yandan oldukça çok önerinin geldiği bir tartışma platformu oldu.

Tartışılacak öneriler geldi

Eylemden örgütlenmeye kadar değişik biçimlerde gelen önerilere karşı akla gelmeyecek pek çok kadın, rol üstlenmek istediğini beyan etti. Ortaya atılan önerilerden belli başlıları ise şunlar oldu: Bu forumun benzerinin başka kentlerde örgütlendirilmesi, Barış çadırlarının kurulması, aktif eylem halinde ve halkla olunması, Türkiye'nin bir çok yerinden Ankara'ya kadın barış yürüyüşlerinin gerçekleştirilmesi, Ankara'da parlamento önünde mitinglerin gerçekleştirilmesi, Barış için Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı ve CHP, MHP, AKP gibi siyasi partilerle görüşülmesi, bunları yapabilecek Akil kadınlar grubunun oluşturulması, bu akil kadınların Kandil'de dahil tüm aktörlerle görüşmesi, kavgayı bitirmek için kadınların kavgayı yapanların arasına eşarbını atması ile başlayan barışma geleneğinden yola çıkarak Beyaz yazma (Yaşmak) atma eylemlerinin örgütlenmesi, Asker ve gerilla annelerinin buluşturulması ve daha geniş bir organizasyonla Kadın Barış konferansının örgütlenmesi, Barış için kadın Koordinasyonunun kurulması. Bu önerilerin gerçekleşebilir olanları için hazırlık yapmak üzere forum sonunda komisyon kurulması...

İroniler formu renklendirdi

Forum daha başlangıcında ilginç ironilere de sahne oldu. Bunun ilk örneği Nevval Sevindi'den geldi. Konuşmasına Moderatörün 'farklı düşüncele sahip olsak ta, olaylara farklı yerlerden baksak ta' barışta buluşmak için bir araya gelmiş olmanın değerine ilişkin söylemlerini referans alarak başlayan Sevindi, bir yandan maderötöre teşekkürlerini iletirken diğer yandan PKK'nin bir savaş örgütü olduğu ve savaştan başka bir şey bilmediğine dair söylemleri büyük bir tepki aldı. Ancak Sevindi'yi asıl şaşırtan ise teşekkür ettiği ve görüşlerini referans alarak konuşmasına başladığı moderatörün bir zamanlar gerilla olduğunu ve barış grubu olarak dağdan geldiğini öğrendiği andı.

Forumun bir diğer önemli ironisi ve elbetteki açılımı ise DTP Eşbaşkanı Emine Ayna'dan geldi. Ayna konuşmasında 'Madem bu sorunun çözümü için bir türlü şu akil adamlar oluşturulamıyor, o halde bizde akil kadınlar grubu oluşturalım, Kandil'e de gidelim Ankara'ya da' söylemi oldu. Ayna'nın çokça tartışılacağı anlaşılan bu önerisi Kürt sorununda çözüm için tarafsızlığına, adaletine ve vicdanına güvenilecek akil insanın kimlerden oluşacağına dair önemli bir adrese göndermede yaptı.

Kadınlardan Gül'e itiraz var

Forumda en çok itiraz edilen söylem ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 'İyi şeyler olacak' söylemi oldu. Gül'e atfen son iki ayda iyi şeyler yaşanmadığını söyleyen katılımcılar, DTP'ye, KESK'e olan baskın ve tutuklamaları kınadı, Operasyonları eleştirdi ve devlete 'Barış için operasyonları durdurun' çağrısında bulundu. Gül'ün söylemlerini eleştirdiği konuşması ile formun en renkli konuşmacıları arasına giren Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Nazan Üstündağ şunları dedi: 'İyi şeylerin olacağı söyleniyor, Ama iyi şeyler olmuyor. İyi şeyler oluyorsa hani benim arkadaşlarım? onları tutukladınız, İyi şeyler oluyorsa Önce onları bırakın. İyi şeyler oluyor deniyor, o halde niçin insanlar ölüyor. Hayır ben mücadelenin bitmesini istemiyorum, hep mücadele edelim istiyorum, ama tutuklanma kaygısı duymadan, ölüm kaygısı duymadan, sonsuza dek mücadele edelim istiyorum. Silahsız mücadele etme hakkı için barış için hemen şimdi bir şeyler yapmalıyız. Hayır, iyi şeyler olmuyor, iyi şeylerin olması için umut etmeyelim, gelin umutsuz olalım. Umutsuz olalım ki iyi şeylerin olması için mücadele edecek gücümüz olsun'

Duygu yüklü pek çok konuşmaya da sahne olan forumun en sade konuşmalarından ve anlamlı buluşma çabalarından biri ise haber spikeri Saynur Tezel'den geldi. 2,5 yaşındaki kızı için bu buluşmaya geldiğini anlatan, kızının savaşın, patlamaların, ölümlerin olduğu bir ülkede yetişmemesi için bir şeyler yapması gerektiğini düşündüğünü söyleyen Tezel'in 'Ben size çocuğumu emanet etmeye geldim, eğer sizde bana itimat ederseniz çocuğunuzu emanet almaya geldi. Geleceklerimizi gelin birbirimize gönül rahatlığı ile emanet edelim' sözleri katılımcıları oldukça duygulandırdı.

Çok kadının sözünü söylediği ama yine çok kadının sözünü söyleyemediği forum geleceği birlikte kurmanın mümkün olduğunu gösterdi. Ufak tefek eksikliklerine rağmen başarılı geçen forumun ardından gözler şimdi Haziran ayı içerisinde yapılması beklenen ikinci buluşmaya çevrildi.

Yuksel GENC - Gundem

Egitim-Sen Ankara`ya yuruyor 0 Kommentare

Eğitim Sen, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) taleplerini ve KESK’e yönelik operasyona ilişkin tepkisini iletmek için Ankara’ya yürüyor.

Türkiye’nin dört bir tarafından eğitimciler 3 Haziran’da bölgelerinden yola çıkarak 5 Haziran’da Ankara’ya ulaşacaklar.

KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ve KESK’e yönelik operasyonda gözaltına alınıp serbest bırakılan KESK Kadın Sekreteri Songül Morsümbül ile Eğitim Sen Kadın Sekreteri Gülçin İsbert’in de katıldığı toplantıda konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, eğitim ve bilim emekçilerinin ekonomik, sosyal ve özlük haklarıyla birlikte demokrasi mücadelesi yürüttüklerini söyledi. Eğitim Sen’in bu özelliği nedeniyle sindirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Kılıç, KESK’e yönelik operasyon kapsamında suç unsuruna rastlanmadığının altını çizerek, tutuklananların da serbest bırakılmalarını beklediklerini aktardı.

Kılıç, sendika olarak TİS taslağı hazırladıklarını, taleplerin öncelikle işyerlerinde tartışılacağını ve ortaya çıkan talepleri Milli Eğitim Bakanlığı’na iletileceklerini ifade etti. “Artık gelinen süreçte toplu görüşme sona ermeli ve TİS yapılmalı” diyen Kılıç, Türkiye’nin mahkeme kararlarına uymasını istedi. Danıştay ve İdare Mahkemesi kararlarıyla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de TİS konusunda Türkiye’yi mahkum ettiğini hatırlatan Kılıç, AKP Hükümeti’nin kamu emekçilerini bu yıl da toplusözleşmeye çağırmadığı takdirde suç işlemeye devam etmiş olacağının altını çizdi.

ÖĞRENCİLER VE VELİLERLE BİRLİKTE

“Yalnız parası olanlara değil tüm yurttaşlara ayrım gözetmeksizin eşit ve parasız eğitim hakkı sağlanmalıdır” diyen Kılıç, eğitimin bilimsel, laik, demokratik ve kamusal bir niteliğe sahip olması gerektiğini iletti. Eğitimcilerin çocuklarına kreş, her gün yeterli beslenme, süt ve temiz su imkanı sağlanmasını isteyeceklerini vurgulayan Kılıç, okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar okullara ödenek sağlanmasını ve eğitime yeterli bütçenin ayrılmasını talep etti. Sözleşmeli, geçici ve ücretli çalıştırma uygulamaları son bularak kadrolu ve güvenceli çalışma koşullarının yaratılmasının önemine işaret eden Kılıç, öğrencilerin ve velilerin Eğitim Sen’in yürüyüşüne katılarak destek vermesini istedi.

Bugün Edirne, Hakkari, Muğla ve Artvin dahil, Türkiye’nin her bölgesinden Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını ve 5 Haziran’da Ankara’da olacaklarını sözlerine ekleyen Kılıç, Eğitim Sen’in baskı ve sindirme politikalarına karşı sessiz kalmayacağının altını çizdi. (Ankara\Evrensel)

‘KRİZİN YÜKÜ ARTTIKÇA İKTİDAR HIRÇINLAŞIYOR’

KESK’e yönelik operasyonlar ve tutuklamalara karşı protesto eylemleri sürüyor.

Önceki gün Konak YKM önünde bir araya gelen KESK İzmir Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri, KESK’e yönelik baskının, KESK’in iktidara biat etmeyen; sömürüye, ırkçılığa, militarizme, gericiliğe karşı açık tutum ve eylemlikleri ile ilgili olduğunu belirttiler.

Eyleme, KESK’e bağlı sendikalar ile TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Feride Aksu, TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Zeki Gül’ün yanı sıra EMO Genel Başkanı Musa Çeçen ve BTS Genel Başkanı Yunus Akıl da katıldı. Ayrıca EMEP, DTP, SDP, ÖDP gibi emekten yana siyasi partiler ve Halkevleri, İHD, TİHV gibi kurumlar da eyleme katılarak kamu emekçilerini yalnız bırakmadı. Öğrenciler de, “Öğretmenime dokunma” sloganları ve dövizleriyle eyleme katıldı.

YKM önünde kortejlerin oluşturulmasının ardından yürüyüş buradan Konak Sümerbank önüne kadar devam etti. Sümerbank önünde açıklama yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ergun Demir, krizin yükü arttıkça hükümetin tüm halk kitleleri ve kurumları üzerindeki hırçınlığının da arttığını belirtti.

Demir, “Bütün bu hukuksuzluklara karşı tutuklanan arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu, buradan bir kez daha söylüyor; yoksulluğa, ırkçılığa, gericiliğe ve militarizme karşı emek ve demokrasi mücadelemizi güçlendirerek sürdüreceğimizi ifade ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. (Izmir\Evrensel)

KESK`i Jitem basti 0 Kommentare

KESK Ankara Şubeler Platformu, yöneticilerine yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara ilişkin Çankaya Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan KESK Genel Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, Eğitim Sen Kadın Sekretiri Gülçin İspirt ile çok sayıda sendika üyesi katıldı.

Yapılan açıklamanın ardından konuşan KESK Genel Kadın Sekretiri Songül Morsümbül, gözaltı süresi boyunca kendilerine sahip çıkan sendika üyelerine teşekkür ederek, KESK'in demokrasi ve barış mücadelesinde kararlı adımlarla yürüdüğünü ve bundan sonrada yürüyeceğine dikkat çekti.

Kürt sorununun demokratik çözümün için yürütülen tartışmaların bir kesimi rahatsız ettiğini dile getiren Morsümbül, KESK'e yönelik operasyonun bu nedenle yapıldığını kaydederek, 'Odamda yapılan arama bizzat JİTEM tarafından yapıldı. KESK'in mücadelesini başka yere çekmeye çalışıyorlar. Yapılan arama başka güçlerin süreci provoke etmesi girişimidir' dedi.(Gundem)

Nazım Hikmet Memleket = Memleket Nazım Hikmet 0 Kommentare

İSTANBUL - Nazım Hikmet Ran, ölümünün 46. yılı olan bugün düzenlenecek çeşitli etkinliklerle anılıyor. Başta Nazım Hikmet Kültür Merkezi olmak üzere bazı belediyeler ölümünün 46. yılında, Nazım’ı şiirleri, sinevizyon gösterileri ve müziklerle anacak. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki etkinlikler şairin hayatından kesitlerin yeraldığı sinevizyon gösterisiyle saat 20.30’da başlayacak. Müzikli ve şiirli sunumun ardından, ‘Nazım Hikmet-Bertolt Brecht Değişme ve Değiştirme Tutkusu’ adlı bir söyleşi gerçekleştirilecek. Nazım Hikmet Kültür Merkezi Ankara Şubesi ise Nazım Hikmet’i, onun Küba gezisine ışık tutan Çağrı Kınıkoğlu’na ait belgesel film ‘Nazım’ın Küba Seyahati’ ile anacak. Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlik de saat 20.00’de başlayacak. Konuşmalar, şiir, şiir-gösterimi ve müzik dinletilerinin yer alacağı etkinliğe çeşitli dallardan sanatçılar da katılacak. Büyük ustaya bin selamEşir düşmekte değil ,Teslim olmamakta bütün meseleNAZIM HİKMET RAN

Düşen Air France uçağının enkazı bulundu 0 Kommentare

Brezilya Hava Kuvvetleri, kayıp Air-France uçağına ait olduğu sanılan bir enkazın tespit edildiğini bildirdi. Enkaz Brazilya sahilinin 650 kilometre açığında bulundu
Brezilya açıklarında kaybolan, Fransız havayolu şirketi Air-France uçağına ait olduğu sanılan bazı enkaz parçalarının tespit edildiğini bildirdi. Hava kuvvetleri sözcüsü, aralarında koltukların da olduğu "küçük enkaz parçalarının", Brezilya’nın Fernando de Noronha adasının 650 km kuzeydoğusunda bulunduğunu belirtti.

Kaybolan Fransız uçağında 32 ülkeden yolcu vardı 0 Kommentare


PARİS - Fransız Havayolları’na ait uçak Rio’dan Paris’e gelirken Atlantik Okyanusu’nda kayboldu. 228 kişiyi taşıyan uçakta çoğu Fransız ve Brezilyalı olmak üzere 32 ülkeden yolcu vardı.Fransız Havayolları (Air France) sözcüsü yaptığı açıklamada Airbus A330 tipi yolcu uçağının Rio de Jeneiro’dan Paris’e gelirken bu sabah erken saatlerde Atlantik Okyanusu’nda kaybolduğunu bildirdi. Sözcü uçaktakilerin çoğunluğunun Brezilyalı ve Fransızlardan oluştuğu bilgisini verdi.HİÇBİR SİNYAL ALINMIYORUluslararası Cospas-Sarsat Alıcı Sistemi Merkezi’ni işleten Fransız Ulusal Uzay Araştırmalar Merkezi’nden bir sorumlu AFP’ye yaptığı açıklamada uçaktan hiçbir sinyal alamadıklarını belirtti.Air France sözcüsü Jorge Asunçao uçakta 61 Brezilyalı ve 58 Fransız’ın olduğunu belirtti. Uçakta ayrıca 26 Alman, 9 İtalyan,9 Çinli, 6 İsviçreli, 6 Lübnanlı, 5 İngiliz, 4 Macaristanlı, 3 Slovakyalı, 3 Norveçli, 3 İrlandalı, 2 Amerikalı, 2 Polonyalı, 2 İspanyol, 2 Faslı, 1 Güney Afrikalı, 1 Avusturyalı, 1 Estonyalı, 1 Gambiyalı, 1 Belçikalı, 1 Kanadalı, 1 Hırvatistanlı, 1 Hollandalı, 1 Romanyalı, 1 İsveçli,1 Danimarkalı, 1 Rus, 1 İzlandalı, 1 Türkiyeli de bulunuyordu.SARKOZY: TRAJİK BİR KAZAFransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy saat 17.00 sıralarında Paris’teki Roissy Havaalanı’nda kurulan kriz merkezini ziyaret etti. Sarkozy, uçakta yaşananlara ilişkin net hiçbir bilgi olmadığını belirterek, hayatta olanları bulma şansının çok düşük olduğunu kaydetti. Sarkozy, “Trajik bir kaza” dedi.Fransa Havayolları da, uçaktaki 216 yolcu ve 12 mürettebatın aileleri ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.PENTAGONDAN YARDIM İSTENDİFransa Pentagon dinleme ve gözetim uyduları olanaklarının da uçağın yerinin tespiti için devreye girmesini isterken, İspanya sahil güvenlik uçağı da arama çalışmalarına katıldı. Uçağın kaybolduğu Atlantik Okyanusu üzerindeki alanın genişliği 2 bin km olarak tahmin ediliyor. Buranın tümü radarların kapsama alanında bulunmuyor.Uçak ile son normal iletişim, “güçlü bir türbülans ve fırtına” alanına girmeden önce saat 03.30’da sağlandı. Saat 04.15’te radardan kaybolmadan önce bir dizi otomatik mesaj gönderildi. Saat 09.00 sıralarında uçaktan herhangi bir haber alınmayınca Fransa Havayolları olayın “çok ağır” olduğu sonucuna vararak kriz merkezi oluşturdu. 2005 yılında servise konulan A330-200 tipi Airbus uçağın 16 Nisan’da kontrolden geçtiği ve herhangi bir sorun tespit edilmediği bildirildi.ANF NEWS AGENCY

Güney Kürdistan ilk kez petrol ihracatına başladı 0 Kommentare


Güney Kürdistan, bugün ilk kez kendi petrolünü ihraç etmeye başladı. Hewler'de yapılan bir törenle iki petrol yatağındaki günlük 90 bin varil petrolün ihracatına resmen başlandı. Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani, 'Tarihi bir gün' dedi.Hewler'de bu tarihi gün için düzenlenen törene Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve Bölge Başkanı Mesut Barzani de katıldı. Talabani ve Barzani, petrol ihracatına sembolik olarak start verirken, Güney Kürdistan televizyonları mühendislerin petrol ihracatını başlattığını gösteren canlı görüntüler yayınladı.Talabani: Anlaşma anayasaldırIrak Başbakanı Nuri El Maliki ve merkezi hükümet üyelerinden hiçbirinin törene katılmaması dikkat çekti.Talabani törende yaptığı konuşmada, 'Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin imzaladığı anlaşmalar Anayasal'dır, legaldir ve yasaya uygundur' dedi.Barzani: Tarihi bir günBarzani ise, 'Tarihi bir gün ve dev bir adımdır. Bu başarıyla gurur duyuyoruz. Bu sonuç başta Kürtler olmak üzere tüm Iraklıların çıkarına hizmet ediyor' dedi.İhracat iki petrol yatağındaki üretimden yapılıyor. Teqteq ve Tawke petrol boru hattı Kerkük'ü Türkiye'ye bağlayan boru hattına petrol taşıyacak. Teqteq'da günlük 40 bin varil petrol sağlanırken, Zaxo yakınındaki Tawke günde 50 bin varil petrol ihraç edecek.Türk, Kanada ve Norveçli şirketTeqteq petrol yatağı Türk şirketi Genel Enerji ve Kanadalı Addax Petroleum tarafından işletilirken, Tawke'deki de Norveçli DNO şirketi tarafından işletiliyor. AFP'ye konuşan Genel Enerji'nin Teqteq projesi müdür Muhammed Oktan, 11 kuyudan 7'sinin faaliyete geçeceğini belirterek, 'Başlangıçta ortalama günde 40 bin varil petrol ihraç edilecek' dedi. Kuyudaki petrolü bir stokaj istasyonuna taşımak için 9 km'lik petrol boru hattı kuruldu. Buradan da kamyonlarla 75 km uzaktaki Kerkük-Ceyhan Petrol Boru hattına ulaştırılacak.Oktan, yılsonuna kadar Teqteq'da günlük 60 bin varil petrol ihraç etmeyi umduklarını belirtiyor. Üç yıl içindeki hedef ise günde 120 bin varile ulaşmak.Gelirler Federal Irak hesabına gidiyorTürk ve Kanadalı şirketler ihraç edilen petrol gelirlerinden yüzden 12'sini elde edecek. Yüzde 88'i Federal Irak hesabına yatırılacak. Genel dağılımda ise Kürtlerin payında yüzde 17 düşüyor.Kerkük'ün 60 km kuzeyine, Hewler'in ise 85 km güneydoğusundaki Teqteq tesisi Kasım 2008'de denemeler yapmaya başlamıştı ancak bugüne kadar yurt dışına ihracat yapmıyordu.İkinci petrol kuyusu olan Tawke'yi işleten Norveçli DNO şirketini operasyonlardan sorumlu müdürü Jon Sergent, 'Türk sınırına kadar 50 bin varil petrol ihraç edilecek' dedi. Petrolün iyi kalitede olduğunu belirten Sergent, petrol ihracatının daha sonra arttırılabileceğini de sözlerine ekledi.Kürdistan Bölgesi Doğal Kaynaklar Bakanı Aşti Hewrami Mayıs ayında yapıtğı açıklamada yıl sonunda günlük olarak 250 bin varil ihraç etmeyi öngördüklerini kaydetmişti. Hewrami, 'Elde edilen gelirler tüm Iraklıların faydalanması için Federal Irak hesabına aktarılacak' demişti.

Ceylanpınar'da korucu vahşeti 0 Kommentare


Ceylanpınar İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde çıkan kavgada korucular, silahla 3 kişiyi öldürdü. Olayın ardından ilçede başlayan gerginlik sürüyor.Keji Aşireti üyelerinden ismi öğrenilemeyen bir kişi ile Hirobi Köyü korucuları arasında bu sabah Ceylanpınar Devlet Hastanesi önünde yol vermeme sorunu yaşandı. Bunun üzerine Hirobi Köyü korucuları, Keji Aşireti üyesini tekme tokat dövmeye başladı. Keji Aşireti'nde Hemo Timur ve Nasır Bektaş, kavgayı sona erdirmek için araya girdi ve kavga burada sona erdi. Dövülen kişi, hastaneden ayrılan korucuları takip ederek İlçe Emniyet Müdürlüğü önündeki kaldırımda durdurdu. Söz konusu kişiler burada yeniden kavga etmeye başlarken, koruculardan biri silahını çekerek ateş etmeye başladı. Açılan ateş sonucu Hemo Timur, Nesih Bektaş olay yerinde yaşamını yitirdi, korucular tarafından dövülen Nasır Bektaş ise ağır yaralandı. Yaralı Nasır Bektaş Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne kaldırılırdı, ancak hastanede yaşamını yitirdi. Saldırıyı gerçekleştiren 3 korucu gözaltına alındı.İlçe de gerginlikİlçede toplanan Keji Aşireti mensubu çok sayıda kişi, koruculara ait iş yerlerine taş ve sopalarla saldırdı. Bir süre devam eden saldırı polisler tarafından engellenirken, Keji Aşireti mensupları hastane önünde toplandı. İlçedeki gerginlik sürüyor.DİHA