DISK Baskani Celebi`ye silahli saldiri 0 Kommentare

Şişli'de bulunan DİSK genel merkezinde silahlı saldırıya uğrayan Çelebi'nin hayati tehlikesi bulunmuyor. Saldırgan yakalandı. Saldırının nedeni henüz bilinmiyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) başkanı Sülayman Çelebi, sendikadaki makam odasında silahlı saldırıya uğradı. Ayağından yaralanan ve hayati tehlikesi bulunmayan Çelebi, Florance Nightingale hastanesine kaldırıldı.

DİSK'in verdiği bilgiye göre adı Rıza Tunçbilek (54) olan ve Çelebi'den randevu alarak içeri giren saldırgan yakalandı. Polis sendika binasının önüne şerit çekerek giriş çıkışları kontrol altına aldı.

Çelebi'nin sağlık durumuyla ilgili bilgi veren Florance Nightingale Hastanesi Başhekimi Mücahit Atmanoğlu, “Çelebi'nin bacaklarına birkaç kurşun girmiş. İki tane kurşun halen bilekte. Bir iki kemikte kırık var. Hayati hiçbir bir problemi yok. Ameliyat edeceğiz. Merak edilecek bir şey yok“ dedi.

O sırada odada olduğunu söyleyen DİSK genel sekreteri Tayfun Görgün, NTV'ye, saldırganın silahı hazır olarak içeri girdiğini, Çelebi'ye dört el ateş ettikten sonra silahını kendisine de doğrulttuğunu, kapının önünde bekleyen Çelebi'nin korumasıyla birlikte müdahale ederek saldırganı yakaladıklarını anlattı.

Saldırının nedeni henüz bilinmiyor. Tunçbilek'in Çelebi'yle mahalle arkadaşı olduğu ve para istemek için sendikaya geldiği iddia ediliyor. Gözaltına alınan saldırgan Şişli Merkez Karakolu'na götürüldü.

Bu arada gözaltına alınan saldırgan Tunçbilek, ilk sorgusunda Çelebi ile mahalleden çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, kendisinden 100 bin YTL alacağı olduğunu söylediği öğrenildi.

Saldırganın, ölen ağabeyi Rıza Tunçbilek'in kimliğini kullandığı, asıl isminin Cahit olduğu iddia ediliyor. Dev-Yol ve Dev-Sol davasından yargılandığına yönelik iki ayrı iddia var.
Görgün: "Saldırının kişisel bir mesele olma ihtimali yok"

Hastane önünde basına açıklama yapan Görgün, saldırganın Çelebi'nin arkadaşı olmadığını, ortada alacak-verecek meselesinin bulunmadığını söyledi.

Saldırganın kim olduğunu bilmediklerini ve saldırıyı neden gerçekleştirdiğine dair fikirleri olmadığını belirten Görgün, Çelebi'yle çok uzun süre önce aynı mahalleden tanıştıklarını, görüşmek için randevu aldığı bilgisini de verdi.

Görgün, "Saldırının şahsi bir mesele olma ihtimali yok" dedi.

Olay yerinde incelemede bulunan İstanbul Valisi Muammer Güler yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Elbette bir sendika başkanına makamında silahlı bir saldırıda bulunulmuş olması son derece üzüntü verici, şiddetle kınıyoruz. Rıza Tunçbilek isimli 1950 Üsküp doğumlu bir şahıs. Ancak kendisini daha önce tanıdığı bir kaç defa daha o sendikaya gidip gelip kendisi ile görüştüğünü biliniyor. Sendikaya geldiğinde Genel Başkan’la görüşmek istediğini söylemiş, Yedi kata alınmış. Ruhsatsız bir silahı, iki şarjörün dolu olduğu ve beraberinde ayrıca 37 merminin de olduğunu tespit ettik. Ayağına bir şarjör boşatmış. Beş mermi çıkışı var. İki üç tanesinin isabet ettiği görülüyor.”

Emniyet Genel Müdürü Hüseyin Çapkın ise geçmin olsun dileyerek “Koruma polisi ile birlikte sanığı yakalamışlar ve etkisi hale getirilmiştir” dedi.

Çelebi'yi hastanede ziyaret edenler arasında CHP'li Çetin Soysal ve Mehmet Sevigen, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DSİP'ten Şenol Karakaş, Küresel BAK'tan Tayfun Mater, Sosyalist Parti'den (SP) Kadir Akın ve Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi bulunuyor. (Bianet)

Taksim’deki İMF protestosuna polis müdahalesi 0 Kommentare

İSTANBUL - Taksim'de IMF ve Dünya Bankası toplantılarını protesto etmek için bir araya gelen protestoculara polis saldırdı."Diren İstanbul" adlı grup önderliğinde yaklaşık 200 gösterici, Beyoğlu Tünel Meydanı'nda toplandı. 'Kapitalizm krizin kendisidir', 'Yaşam alanlarımızı savunuyoruz' yazılı pankartlar açan eylemciler Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar eşliğinde Taksim Meydanı'na kadar gelen grubun önü Çevik Kuvvet ekiplerince kesildi. Kurulan barikatı aşmak isteyen göstericiler ile polis arasında arbede yaşandı. Grup daha sonra Kongre Vadisi'ne doğru yürümek isteyince polis eylemcilere saldırdı.Taksim Atatürk Anıtı'na girmek isteyen göstericilere yine polisin saldırısı üzerine çatışma yaşandı. Takviye gelen polis ekipleri tarafından önü kesilen eylemciler yaklaşık yarım saat daha eylemlerine devam etti. Grup daha sonra İstiklal Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçerek, Galatasaray Lisesi önünde eyleme son verdi.ANF NEWS AGENCY

DTP’nin yeni yönetimi belirlendi 0 Kommentare


ANKARA - Ahmet Türk ve Emine Ayna’nın yeniden eşbaşkan olarak seçildiği DTP kongresinde yeni yönetim de belirlendi.DTP’nin yeni yönetimine, tutuklu bulunan 15 DTP’li, 21 milletvekili ile birlikte yeni simalar da katıldı. Yönetime, tiyatro sanatçısı Yeşim Dormen, eski Devlet Bakanı Adnan Erkmen, CHP Hakkari eski Milletvekili Esat Canan, DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Mehmet Öcalan gibi yeni simalar da yerini aldı.DTP 3. Olağanüstü Kongresi’nde seçimlere 15’i cezaevinde bulunan DTP’liler ile 21’i milletvekili olmak üzere 90 kişilik blok liste ile gidildi. Buna göre, DTP’nin yeni yönetim kadrosu şöyle:Emine Ayna, Hülya Dikme, Nihat Oğraş, Sabahat Tuncel, Yaşar Saçlı, Atilla Koca, Sevahir Bayındır, Hüseyin Orhan, Mustafa Gül, Gültan Kışanak, Cihat Dursun, Ruşen Mahmutoğlu, Aysel Tuğluk, Mehmet Öcalan, Ahmet Aka, Fatma Kurtulan, Bengi Yıldız, Fethi Suvari, Pervin Buldan, Hamit Geylani, Mehmet Can Demir, Ayla Akat Ata, Sırrı Sakık, Mehmet Çelik, Fatma Kaşan, Hasip Kaplan, Şamil Altan, Hatice Çoban, Nuri Yaman, Melik Şengül, Nursel Aydoğan, Selahattin Demirtaş, Emir Ali Çelebi, Pelgüzar Kaygısız, Osman Özcelik, Cesim Soylu, Selma Irmak, Şerafettin Halis, Tacettin Karagöz, Besime Konca, Akın Birdal, Halil Aksoy, Yıldız Aktaş, M. Nezir Karabaş, Aleddin Erdoğan, Şilan Eminoğlu, İbrahim Binici, Musa Ertaş, Şefika Gürbüz, Özdal Üçer, İzzet Belge, Yeşim Dormen, Adnan Erkmen, M. Veysi Dilekçi, Şaziye Önder, Esat Canan, Mehmet Tanhan, Rahşan Gülçin, Faik Bulut, Medeni Kırıcı, Özlem Yanat, Tuncer Bakırhan, Hilmi Aydoğdu, Gülay Calap, Kemal Parlak, Bedri Fırat, Bircan Demir, Kemal Peköz, Cemal Coşgun, Asiye Kolçak, Kamuran Yüksek, Abdullah Akengin, Cihan Sincar, Bayram Altun, Muhsin Konur, Filiz Koçali, Murat Kaçer, Kemal Aktaş, Büşra Ersanlı, Fethi Gümüş, Vakkas Dalkılıç, Meral Danış Beştaş, Hüseyin Cengiz, Osman Ergin, Şükran Gürbüz, Sadun Doğan, Selami Turan, Şükran Deniz, M.Salih Yıldız, Hamit Duman.TÜRK VE AYNA EŞBAŞKANDTP’nin 3. Olağan Kongresi'nde Ahmet Türk ve Emine Ayna, kullanılan 654 oydan 651 geçerli oyun tamamını alarak yeniden Eşbaşkan olarak seçildi. Oy sayımlarının ardından teşekkür konuşması yapan Türk, “Bize bu güveni veren halkımıza ve delegelere teşekkür ediyoruz” dedi. Önemli bir süreçten geçildiğine işaret eden Türk, “Yükümüzün ağır olduğunu biliyoruz. Barış, demokrasi ve özgürlük için her zaman üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu ülkede demokrat bir potansiyel var. Eğer gerçekten halkların kardeşliğine inanıyorsak birlikte bir ortak gelecek oluşturmak için yan yana olmamız lazım” diye kaydetti.ANF NEWS AGENCY

Kızımın parçalarını eteğimde taşıdım 0 Kommentare


Saliha Önkol, havan mermisiyle ölen Ceylan’ı için öfkeli: Kopan parçalarını eteğimde toplayıp taşıdım. Bundan öte ne olabilir ki. Diyarbakır Lice’de üç gün önce askerî birlikten atıldığı öne sürülen havan mermisinin paramparça ettiği 14 yaşındaki Ceylan Önkol’la ilgili soruşturma nihayet başlatıldı. Ancak minik kızın cenaze törenine tek bir yetkili bile katılmadı. DTP’li Tuğluk, Kışanak ve Demirtaş buna isyan etti. Aysel Tuğluk, olayı şöyle anlattı: Kız, annesine ‘Makarna yap’ deyip dışarı çıkıyor. Kadın, beş dakika sonra çocuğunun parçalandığını görüyor. Ve parçaları eteğine koyup taşıyor. Bundan öte ne anlatılabilir? O anne barış sürecinde olduğumuza nasıl inanacak?




Diyarbakır’ın Lice ilçesinde koyun otlatırken havan mermisiyle vurulan 14 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölümüyle ilgili ortaya çıkan ayrıntılar insanın kanını donduruyor. Patlama yerinde inceleme yapan DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Lice’ye bağlı Şenlik köyünün Hambaz mezrasında “devlet eliyle bir cinayetin işlendiğini” söyledi. Tuğluk şöyle devam etti: “Savunmasız bir çocuk ve evine çok yakın bir mesafe. Ailesinin ve diğer insanlarının ölmemesi tamamen tesadüf. Ailenin feryadı çok ciddi. Düşünün ki bir kız çocuğu annesine ‘Makarna yap’ diyor, dışarı çıkıyor. Beş dakika sonra o anne, çocuğunun iç organlarının oraya buraya savrulduğunu görüyor. Ve bu parçaları eteğine koyarak taşıyor. Bundan öte ne anlatılabilir.”Devleti nasıl af etsinlerOlayın çocuk ölümleri açısından ilk olmadığını söyleyen Tuğluk, “Hiçbir şekilde izah edilemez. Zaman, zaman af tartışması oluyor ya, gerçekten bu insanlar affedecek mi devleti. Elinde silahı olmayan çocuklar öldürülüyor. Bu manzaralar ‘açılım’ denen bir dönemde yaşanıyor. O anneye barış sürecinde olduğumuzu nasıl izah edeceğiz. Devlet bu ve bundan önce işlenen cinayetlerle ilgili özeleştiri vermeli. Barış böyle sağlanır” dedi.Üç gün sonra incelemeBu arada olayla ilgili inceleme küçük Ceylan’ın ölümünün üzerinden üç gün geçtikten sonra başlatıldı. Görgü tanığı bir çocuğun da ifadesinin alındığı belirtildi.Lice’nin Yayla köyü muhtarı Abdulsamet Gencioğlu, dün dört helikopterin Hambaz mezrasına indiğini ve askerî yetkililerin incelemelere başladığını söyledi. Gencioğlu, her gün binlerce kişinin yas evini ziyaret ettiğini, ancak bugüne kadar tek devlet yetkilisinin bile aileyle görüşmediğini söyledi.Bilgi vermediLice Savcısı Mustafa Kamil Çorak da dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdikleri ve soruşturmanın gizli olduğu gerekçesiyle gazetecilere herhangi bir bilgi vermedi.‘Savcı suç işledi’Olayın gerçekleştiği Şenlik köyüne giderek incelemelerde bulunan heyette yer alan DTP’li vekillerden Gültan Kışanak, patlayıcı cinsinin failleri ele verecek tek delil olması nedeniyle savcının can güvenliği bahane edilerek olay yerinde inceleme yapmasının engellendiğini iddia etti. Küçük Ceylan’ın yakınları ve köylülerin anlatımlarına göre, mezranın görüş mesafesinde olan Tapantepe jandarma taburundan tek atış yapıldığını belirten Kışanak, “Tapantepe taburunun ilerisinde yayla karakolu ve çevresinde Ambarlı karakolu var. Mezrayı karakollar yarım ay biçiminde çeviriyor. Askerin, polisin gidemediği bir alan değildir. Savcının, can güvenliği nedeniyle gidememesi tamamen bir bahanedir. Tamamen delilleri karartmaya, suçluları ortaya çıkarmamak için uydurulmuş bir güvenlik bahanesidir. Savcı suç işlemiştir” dedi.DTP Milletvekili Selahattin Demirtaş ise olayı Meclis’e taşıyacaklarını söyledi.

Emekli Albay evinde öldürüldü (olayı MKP-HKO üstlenmiş) 0 Kommentare


EMEKLİ Piyade Albay 64 yaşındaki Aytekin İçmez, geçen pazartesi günü Bursa'daki evinde eşi İsmet İçmez tarafından, boğazından tek kurşunla vurularak öldürülmüş halde bulundu. Maoist Komünist Parti- Halk Kurtuluş Ordusu (MKP- HKO) cinayeti üstlenerek, Emekli Albay İçmez'i, 1981 yılında Tunceli'de yüzbaşı rütbesiyle görev yaparken örgüt üyesi Behzat Firik'i yakarak katlettiği için öldürdüklerini ileri sürdü. Emekli Albay Aytekin İçmez'in kayınpederi Emekli Albay Mehmet Kırmızıoğlu, damadının uzun süredir tehdit aldığını açıkladı.Olay, geçen pazartesi günü, merkez Yıldırım İlçesi'ne bağlı Namazgah Mahallesi Meydan Sokak'taki 5 katlı İlkkus Apartmanı'nın en üst katındaki dairede meydana geldi. Emekli Albay Aytekin İçmez'in eşi 60 yaşındaki İsmet İçmez, kahvaltıdan sonra, İbrahimpaşa Mahallesi'nde yalnız yaşayan eşi gibi emekli Albay olan babası Mehmet Kırmızıoğlu'nu ziyarete gitti. Öğleden sonra eve dönen İsmet İçmez, evininin salonunda eşi Aytekin İçmez'in cesedini buldu.Şoke olan İsmet İçmez, polisi aradı. Eve gelen polisler, başı masanın üzerine düşen ve çevresinde kan izleri bulunan Aytekin İçmez'in cesedi, savcının talimatıyla otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Morgu'na götürüldü. Yapılan inceleme sonucu Aytekin İçmez'in boğazından giren tek kurşunla vurulup öldüğü belirlendi. Evde de silah bulamayan polis, olayın cinayet olduğunu belirleyip araştırma başlattı. Cumhuriyet Savcılığı'nca da geniş çaplı soruşturma başlatıldı.MKP- HKO ÖRGÜTÜ ÜSTLENDİSoruşturma devam ederken, terör örgütü MKP- HKO'nun Aytekin İçmez'i infaz ettiği iddia edildi. Bir internet sitesinde yer alan MKP- HKO'nun açıklamasında, “1981 yılında Tunceli Ovacık- Hozat sınır bölgesinde yer alan Hülükuşağı Köyü'ne bağlı Kale Deresi'nde (Deru Garedesi) yoldaşımız Behzat Firik'i yakarak katleden, bölgede ‘Kulaksız Yüzbaşı’ olarak bilinen Yüzbaşı Aytekin İçmez, HKO milisleri tarafından ‘ölüm cezasıyla’ cezalandırılmıştır” denildi.İsmet ve Aytekin İçmez çitinin tek çocukları olan oğullarının Ankara'da turizmcilik yaptığı, emekli Albay Aytekin İçmez'in Eğirdir Dağ Komando Okulu Komutanlığı'nda görevliyken Ankara'ya tayininin çıkması üzerine 1996 yılında emekli olduğu ve daha sonra Bursa'ya yerleştiği öğrenildi. Cinayete kurban giden Emekli Albay Aytekin İçmez'in kayınpederi emekli Albay Mehmet Kırmızıoğlu, damadının uzun süreden beri ölüm tehditleri aldığını belirterek, “Bu tehditler üzerine kendi çapında önlemler alıyordu. Bu cinayet, polis tarafından iyi irdelenmeli ve failleri bir an önce bulunmalıdır” dedi.Emekli Albay Aytekin İçmez'in cenazesi dün Şehedat Camii'nde kılınan öğle namazından sonra Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.kaynak: Emekli Albay evinde öldürüldü - Hürriyet

İstanbul İl MEB sınırları değiştirdi 0 Kommentare



İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okullara dağıttığı CD'lerde Kerkük, Musul, Erbil, Batum ve Nahcivan, Kıbrıs Türkiye'nin içinde görülüyor
Bir önceki İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer tarafından hazırlanan İstanbul Veli Eğitim Projesi çerçevesinde, okullara dağıtılan eğitim CD’lerinde yer alan haritada, Türkiye’nin topraklarında genişleme var! CD, yeni Milli Eğitim Müdürü Yıldız’a da şok yaşattı
Miliyet gazetesi yazarı Abbas Güçlü'nün yazısı şöyle
Ders kitaplarında 30 Ağustos’u unutan, 23 Nisan’ı karıştıran Milli Eğitim Bakanlığı, şimdi de Kerkük, Musul, Erbil, Batum, Nahcivan ve Kıbrıs’ı Türk topraklarına kattı. 18 Eylül’de başlayan İstanbul Veli Eğitim Projesi çerçevesinde, İstanbul’daki tüm okullara dağıtılan eğitim CD’lerinde yer alan haritada, daha önce farklı kesimlerde yayımlanan haritaların aksine Türkiye’nin topraklarında azalma değil, genişleme var. Bir önceki İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer tarafından hazırlanan ve büyük bir törenle tanıtımı yapılan İstanbul Veli Eğitim Projesi için hazırlanan CD, yeni Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız’a da şok yaşattı. Yıldız, “Böyle bir harita, bırakın kendi ülkemizi, farklı ülkelere ait olsa bile kabul edilmezdi. Olmaması gereken, farklı tartışmalara neden olabilecek büyük bir yanlış. Çok üzgünüm” dedi ve konuyla ilgili soruşturma başlattı. Kaynağı belli değil Türkiye sınırlarını, Doğu ve Güneydoğu’da olabildiğince genişleten, Kıbrıs’taki sınırları da ortadan kaldırıp, aynı renklerde göstererek Türkiye’ye katan haritanın ve proje kapsamındaki diğer bilgilerin, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nce çeşitli kaynaklardan toplanarak derlendiği öğrenildi. Söz konusu harita, internetten bulunmuş. Ama daha şaşırtıcı olanı, Ata Özer tarafından İstanbul’daki tüm ilçe milli eğitim müdürleri ve okul yöneticilerine dağıtılan bu CD ve kitapçık içindeki haritanın, hiç kimse tarafından fark edilmemiş olması ya da görüldüğü halde hazırlayanların uyarılmaması. İstanbul’un yeni eğitim patronu Yıldız, gelinen son nokta konusunda, “Çok mütevazı şartlarda, kendi olanaklarımız çerçevesinde hazırlanan bir kaynak, harita gözden kaçmış ama bunun mazereti olmaz. Keşke olmasaydı. Ama içimizden birilerinin daha önce bunu görüp bizi uyarması gerekirdi“ dedi.Radikal.

Hayatını kaybeden 7 tekstil işçisi kadının aileleri için kermes 0 Kommentare

Emekçi kadınlar, İstanbul'daki sel baskınında yaşamını yitiren 7 tekstil işçisi kadının aileleriyle dayanışma amacıyla, kermes düzenledi.2. Batıkent Emek ve Barış Festivali kapsamında emekçi kadınlar, İstanbul'daki sel baskınında yaşamını yitiren 7 tekstil işçisi kadının aileleriyle dayanışma amacıyla kermes düzenledi. DTP, ÖDP, EMEP, Tüm Bel-Sen 2 ve Eğitim Sen 2 Nolu Şubesi gibi çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından desteklenen kermeste kadınlar kendi imkanlarıyla getirdikleri el işlemesi ürünleri ile pasta ve börek gibi yiyecekleri sergilediler. Kermesi kendi imkanlarıyla yaptıkları için fazla bir şey getiremediklerini belirten emekli öğretmen Günselin Mungan Bozkır, buradaki temel amaçlarının sel işçisi kadınların ailelerine az da olsa bir katkı sunmak olduğunu söyledi.Ayşe Bilici'de ev hanımı olduğunu, bu kermesin en güzel yönünün kadın dayanışması olduğunu ifade ederek 'Hep birlikte elimizden geleni yaptık' dedi. Emekli memur Safiye Keskin'de 'Sol cephenin içindeki kadınlar olarak duyarlılığımızı her alanda olduğu gibi bu alanda da ifade etmek istedik. Amacımız yardıma ihtiyacı olan mağdur bayanlara yardımcı olmaktır' dedi. Barış ve Emek Festivalinin sonuna kadar yani 4 Ekim'e kadar sürecek olan kermeslerine herkesi beklediklerini dile getiren kadınlar, ayrıca emekçi kadınların fotoğraflarından oluşan bir sergiyi de açtı.DİHA

İzmir'de Erdoğan'a protestolu karşılama 0 Kommentare

Dokuz Eylül Üniversitesi'nin açılışı için İzmir'e gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, öğrenciler tarafından protesto edildi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 12.35'te GAP uçağıyla İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na geldi. Yanında Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar'ın da bulunduğu Başbakan Erdoğan'ı İzmir Valisi M. Cahit Kıraç, CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından karşılandı. Başbakan Erdoğan, Havalimanı VIP salonunda 10 dakika kendisini karşılayanlarla sohbet etti.Başbakan Erdoğan daha sonra, Dokuz Eylül Üniversitesi'nin akademik yıl açılışına katılmak üzere havalimanından ayrıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi akademik yıl açılış töreni için Sabancı Kültür Merkezi'ne geldikten sonra bir grup öğrenci tarafından protesto ile karşılandı. Yaklaşık 100 metre uzaktaki Sabancı Kültür Merkezi'ne yaklaştırılmayan öğrenciler, burada basın açıklaması yaparken aynı anda iki arkadaşları da Konak'daki Varyant Üstgeçidine pankart açtı. Polis pankartı açan öğrenciler Çağatay Yıldız ve Cem Durak gözaltına alındı.Başbakan Erdoğan Sabancı Kültür Sarayı'ndaki törende konuşmasını yapmak üzere kürsüye ilerlerken seyirciler arasından ayağa kalkan bir öğrenci slogan attı. Öğrenci cümlesini tamamlayamadan polisler tarafından ağzı kapatılarak gözaltına alınıp dışarıya çıkartıldı.ANF

13 yaşındaki Önkol, işte burada vuruldu 0 Kommentare


Diyarbakır'ın Lice İlçesi'ne bağlı Şenlik Köyü Aşağı Xambaş Mezrası'nda 13 yaşındaki Ceylan Önkol'un fotoğrafta görünen Tapantepe Taburu'ndan atıldığı belirtilen havan topu mermisi nedeniyle öldüğü kaydedildi. Önkol'un abisi Rifat Önkol, kardeşinin elindeki orakın silah zannedip ateş edildiğini belirtirken, Önkol ve köylülerin anlattıklarını çekilen fotoğraflar da doğruluyor.Lice'nin Şenlik Köyü Aşağı Xambaş Mezrası'nda çobanlık yapan 13 yaşındaki Ceylan Önkol, Tapantepe Taburu tarafından önceki bölgeye atılan havan topu sonucu yaşamını yitirdi. Ancak, ne Tapantepe Taburu ne de Genelkurmay, olaya ilişkin herhangi bir açıklama yapmazken, Önkol'un abisi Rifat Önkol, mezranın üzerinden duman çizgisini gördüklerini belirterek, 'Büyük bir patlama sesi duydum, ardından havada duman çizgisini gördüm. Ben havan olarak biliyorum. Ben koşarak komşuları çağırdım. Dedim ki 'o havan nerde patladı?' Komşular dedi ki 'karşıdaki hayvanların bulunduğu yerde patladı'. O silahı köyün üzerinden geçerken hissettik. Bu alanda 100-200 hayvan vardı. Patlamanın olduğu yere koştum ve kardeşimin parçalanan ceset parçalarıyla karşılaştım. Eğer ki biz her gün bu taburdan termal kamerayla gözetleniyorsak, nasıl atış yapılan yerin boş olmadığını görmediler. Bu kasıtlı olarak sıkıldı. Kardeşimin elinde gördükleri orakı, silah olarak görüp PKK'li zannetmişler. Kardeşim gibi yüzlerce çocuğu devlet katletti' dedi.DİHA

Hükümetin ilk açılımı tezkere 0 Kommentare


Bakanlar Kurulu dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. TBMM'nin yeni yasama yılının açılışından önce gerçekleştirilen son Bakanlar Kurulu toplantısında, tezkerenin uzatılması ve 'demokratik açılım' konuları ele alındı. 6 saat süren toplantıdan sonra Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sınırötesi operasyon yetkisi veren tezkerenin 1 yıl daha uzatma kararı aldıklarını açıkladı. Kararı Meclis'e gönderdiklerini söyleyen Çiçek, 'Meclis açılır açılmaz mümkünse bunun Genel Kurul'da görülüşüp karara bağlanmasını arzu ediyoruz' dedi.'Oturum açık olacak'Çiçek, toplantıda 'demokratik açılım' konusunun da gündeme geldiğini söyledi. Konunun Meclis'te açık oturumda tartışılacağını belirten Çiçek, 'İç politikada malzeme olarak kullanıldığı için açık olarak yapacağız' dedi. Açılım konusunda birçok adım atıldığını savunan Çiçek, 'Paket lafı yok diye Meclis'te konuşulduktan sonra yapılacakmış gibi algılanıyor. Artuklu Üniversitesi için YÖK karar alıyor. Anadilde yayın yapılmasına imkan veren bir mevzuat çalışması yapılıyor. Kimi konular var ki, bunlarda açılımın parçası. Numaralandırarak, sınırlandırıcı, bağlayıcı paket anlayışı yerine demokratik anlayış temelinde bakmaya çalışıyoruz' diye konuştu.'DTP kararı hukuki'DTP Eşbaşkanı Emine Ayna ve Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş'ın 'polis zoruyla mahkemeye getirilmesi' kararına ilişkin Çiçek, şunları söyledi: 'Yargısal işlemdir. Yürütme organıyız. Hükümetin kararlarını açıklıyoruz. Mahkemelerin ne tip bir işlem yaptığını biz bilmeyiz. Hukuka, dosyaya ve bugüne kadar ki uygulamaya riayet ederek düzenlemeler yapar. Mahkemenin kararları yürütmenin dışındadır. Yargıya ilişkindir. Bize düşmez. Benim klasik cevabım vardır. Yargılama süreci devam ediyorsa açıklama yapmıyorum. Hukuken doğru bulmuyorum. Mahkemeler karar alırken bize sormazlar. Kendileri karar alırlar. Siyaseten bunun tartışmalarını yapanlar oluyor. Bizim gündemimizde yoktu.'Cumhurbaşkanı seçimi Anayasa'nın 101 ve 102. maddelerinde değişiklik yapılarak cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusunda yeni düzenlemenin kabul edildiğini belirten Çiçek, 'Uyum paketi hazırlanması gerekiyor. Adalet Bakanı'nın hazırladığı tasarı var. Prensip olarak benimsendi. Bir iki teknik düzenleme sonrasında görüşmeye gerek yok. Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili eksiklik giderilmiş olacak. Cumhurbaşkanı 5 yılda bir seçilecek' dedi.Çocuklar yargılanacakAdalet Bakanlığına AB uyum sürecinde bazı kanun tasarılarında yapılacak değişikliklerin açılımı ilgilendiren konular olduğunu ifade eden Çiçek, 'Başında terör suçlarıyla ilişkisi olan, yargılanmakta olan çocukların durumuyla ilgili düzenlemeler geliyor. Bu gerçekleştiğinde çocukların davalarına çocuk mahkemelerinde bakılacak' diye konuştu. ANKARA