Ankara'da binlerce öğrenci 'YÖK'e hayır' dedi 0 Kommentare




Yükseköğrenim Kurulu'nun (YÖK) yıldönümü nedeniyle bir araya gelen binlerce öğrenci düzenledikleri yürüyüş ve mitingde 'YÖK'e hayır' ve 'Yaşasın, bilimsel, demokratik anadilde eğitim mücadelemiz' sloganlarını attı.YÖK'ün 28'inci yıldönümü nedeniyle Eğitim Sen'in de içinde bulunduğu 25 öğrenci örgütüne mensup binlerce öğrenci Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu önünde toplandı. Oluşturulan uzun kortejin ardından öğrenciler 'YÖK'e hayır', 'Parasız eğitim istiyoruz', 'Ferman devletin, üniversiteler bizimdir', 'YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak', 'Be ziman jîyan nabe' ve 'Yaşasın bilimsel, demokratik anadilde eğitim mücadelemiz' sloganlarını atarak mitingin yapılacağı Kolej kavşağına yürüdü.
Yaşamını yitiren devrimciler için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından başlayan mitingde konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, üniversitelerin YÖK'ün tahakkümü altında olduğuna işaret etti.Kılıç, YÖK'e muhalif olduğunu belirten Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olduktan sonra yaptığı atamalarla, YÖK'e hakim olan gerici, muhafazakar zihniyetin, özellikle her ile bir üniversite mantığıyla her türlü alt yapıdan ve nitelikli kadrodan yoksun olarak açılan yeni üniversitelerle büyük bir hızla kadrolaşma gayreti içine girdiğini söyledi. Bu durumun 12 Eylül döneminde YÖK'ün kurulmasından sonra açılan üniversitelerde yaşananlar ile büyük benzerlik gösterdiğini belirten Kılıç, 'Eğitim ve bilim emekçilerinin yüz yıllık onurlu mücadele geleneğinin mirasçısı olan Eğitim Sen bilimsel, eşit parasız ve anadilinde eğitim hakkını; kamusal, özerk, demokratik üniversite konusundaki ısrarının ve mücadelesini sürdürecek, bu bayrağı da yükseklere taşıyacaktır' dedi.Kılıç'ın ardından mitingi düzenleyen 25 örgüt adına yapılan ortak açıklamada da YÖK sisteminin uygulamalarına işaret edildi. Anadilde eğitim talebi mücadelesinin geçtiğimiz YÖK'ün gündeminde olduğu anımsatılan açıklamada, şöyle denildi:'Ancak tartışma önce Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürdoloji sonrasında ise Yaşayan Diller Enstitüsü olarak yürütülmüştü. YÖK konuyu bir ulusun anadilde eğitim talebi içeriğinden mümkün oldukça uzaklaştırarak, tartışmış,sonunda ise adına yaşayan diller enstitüsü denilen bilimsellikten bütünüyle uzak bir bölümün açılmasını karara bağlamıştı. Ancak hiçbir zaman talep edilen Kürtçe'yi araştırmak için kurulan bir bölüm olmamıştı. Bu bir demokrasi konusu ve istenen çok açık. Matematiğinden, fen bilimlerine, sosyal bilimlere kadar anadilinde eğitim görmek isteyen herkese bu hak verilmelidir.'Konuşmaların ardından, miting Grup Kutup Yıldızı ve Grup Nena'nın konserleriyle sona erdi.ANF

Güler Zere tedavisini İstanbul’da sürdürecek 0 Kommentare


Kanser hastası Güler Zere serbest bırakılmasının ardından tedavisini İstanbul'da sürdürecek. Yaklaşık 4 aydır Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi mahkum koğuşunda yatan Güler Zere, serbest bırakılmasının ardından geceyi Özel Ortadoğu Hastanesi'nde geçirdi. Tedavisi İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde devam edecek olan Zere, ambulansa alınmak üzere özel hastaneden çıkartıldı. Sedye ile hastaneden çıkartılan Zere'yi çıkışta yakınları ve arkadaşları sloganlarla karşıladı. Zere de, yakınlarını zafer işareti yaparak selamladı. Zere'yi taşıyan ambulansı yolda takip eden konvoy, zaman zaman kaza riskiyle karşı karşıya geldi. Güler Zere'yi taşıyan uçağı saat 18.25'de Adana'dan havalandı. Uçağın 19.50 sıralarında İstanbul Atatürk Havalimanı'na inmesi bekleniyor.ANF NEWS AGENCY

Kandıra’da karikatür yasak! 0 Kommentare


İSTANBUL - Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi idaresi, tutukluların çizdiği bütün karikatürlerde bir ‘suç’ unsuru bularak, imha ediyor. Enson tutuklu Gökhan Gündüz’ün 9 karikatürü 'örgüt propagandası' iddiasıyla imha edildi.F tipi cezaevlerinde daha önce de tutukluların çıkardığı karikatür dergileri de yasaklanarak, dışarıya gönderilmesi engellenmişti.Sık sık gazete, dergi ve kitap yasaklarıyla gündeme gelen F tipi cezaevlerinde karikatür yasakları da hat safhaya ulaştı. Tutukluların içeride çıkardıkları karikatür dergilerini yasaklayarak dışarıya gönderilmesini engelleyen cezaevleri yönetimleri, karikatürlerin dergi haline gelmeden tek tek dışarıya çıkışına da izin vermiyor. Son günlerde karikatür yasağının en yoğun yaşandığı yer ise Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi. Yasağın gerekçeleri ise “geleneksel”: Resmi kurumları karalamak, asılsız ithamlarda bulunmak ve örgüt propagandası yapmak.Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi yönetimi, tutuklular Barış İnan ve Gökhan Gündüz’ün çizdiği karikatürlerde ‘suç’ unsuru bularak gitmesi gereken yerlere göndermedi.Barış İnan, çizdiği iki karikatürü bir gazeteye göndermek istedi. Ancak cezaevinin disiplin kurulu karikatürlerin, “devlet, TSK ve Meclis’i karaladığı ve asılsız ithamlar içerdiğini” öne sürdü. Böylece karikatürler ulaşması gereken yere ulaşmadı.Tutuklu Gökhan Gündüz’ün dokuz karikatürünü de imha eden cezaevi yönetimi, söz konusu karikatürlerle “örgüt propagandası” yapıldığını iddia etti.CEZAEVİNDE ÇIKAN KARİKATÜR DERGİLERİ DE YASAKLANMIŞTIF tipi cezaevleri yönetimlerinin karikatür korkusu daha önce de gündeme gelmişti. Tutuklular tarafından çıkartılan Fitamin, Gomedi, Nüktedan, Zılgıt ve Vız Gelir gibi karikatür dergilerinin dışarıya gönderilmesi çeşitli gerekçelerle engellenmiş, dergiler “yasak” kapsamına alınarak imha edilmişti. ANF NEWS AGENCY

ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, kanser hastası tutsak Güler Zere’ye ilişkin önüne bir şey gelmesini açıklaması ardından TBMM İnsan Haklarını İ 0 Kommentare

ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, kanser hastası tutsak Güler Zere’ye ilişkin önüne bir şey gelmesini açıklaması ardından TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Zere'nin Adli Tıp raporunun tamamlandığını bildirdi.Alınan bilgilere göre, Adli Tıp’ın Güler Zere'ye ilişkin raporu tamamlandı. Zere’ye önelik kararın verildiği ve raporun Zere'nin Cumhurbaşkanı Gül tarafından affedilmesini sağlayacak yönde olduğu öne sürüldü. Adli Tıp raporunun önce Adalet Bakanlığı'na, ardından da Cumhurbaşkanlığı'na ileteceği bildirildi.Öte yandan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da konuya ilişkin olarak Zere'nin ailesini aradığı belirtildi.ANF NEWS AGENCY

03 Kasım 2009-Günlük İnsan Hakları Raporu 0 Kommentare

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi03 Kasım 2009-Günlük İnsan Hakları Raporu(11/010) Gözaltında Ölüm…Kocaeli’nin Darıca İlçesi’nde “hırsızlık” iddiasıyla 31 Ekim 2009’da gözaltına alınarak Darıca Polis Merkezi’ne götürülen Ahmet Cömert’in (23), tutulduğu nezarethanede 1 Kasım 2009’da eşofman lastiğiyle intihar ettiği iddia edildi. Ahmet Cömert’in ailesi ise, kardeşiyle beraber gözaltına alınan Ahmet Cömert’in, kardeşine işkence yapılmasını önlemek için, suçlamaları kabul ettiğini ve Ahmet Cömert’e yapılan ön otopside vücudunda darp izlerinin olduğunu söyleyerek Ahmet Cömert’in gördüğü işkence ve kötü muamele sonucu ölümünün intihar olarak açıklandığını ileri sürdü (AA; DHA, 2 Kasım).(11/011) İstanbul’da Rastgele Ateş Sonucu Ölüm…İstanbul’un Esenyurt İlçesi’nde 1 Kasım 2009’da gözaltına alınan iki çocuktan E.G.’nin (16) polis otosundan kaçmasını engellemek isteyen polis memuru Mesut Aktaş ile E.G. arasında çıkan boğuşmada Mesut Aktaş’ın silahının ateş alması sonucu polis memuru Halil Taşçı, vücuduna isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi. Olayın zanlısı olarak aranan E.G., 2 Kasım 2009’da Esenyurt Jandarma Karakolu’na teslim olduktan sonra tutuklanarak Kartal Çocuk Cezaevi’ne gönderilirken olayı değerlendiren İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, “çocuğa karşı silah kullanmak, boğuşma dahi olsa gerekçe olarak sunulamaz” dedi (Zaman; bianet.org, 2 Kasım).(11/012) Üniversitelerde Saldırılar…2 Kasım 2009’da, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki 60. hükümetin başlattığı “demokratik açılım” çalışmalarını protesto eden aşırı sağcı bir grup, fakültede bulunan Kürt öğrencilere saldırdı. Fakültenin özel güvenlik birimlerinin olaya müdahalede yetersiz kalması üzerine fakülteye giren çevik kuvvet ekipleri olaya müdahale ederek aşırı sağcı grubu fakülte bahçesinden çıkardı (Milliyet, 3 Kasım).Türkiye İnsan Hakları VakfıDokümantasyon Merkezi

Güler Zere için AKP önünde oturma eylemi 0 Kommentare


ANKARA - Kanser hastası Güler Zere ve hasta tutukluların serbest bırakılması için AKP Ankara İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapıldı.Güler Zere ve hasta tutsaklar için Sakarya Caddesi’nde biraraya gelen aydın, sanatçı, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri giydikleri kefenlerle AKP Ankara İl Başkanlığı’na yürüdü. “Güler Zere’ye özgürlük”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” ve “Adalet istiyoruz” sloganlarını atan grup, AKP Ankara İl Binası’nın önünde oturarak, basın açıklaması yaptı.Basın açıklamasını yapan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara İl Başkanı Rıza Karaman, sadece F tipi zindanların açılmasından sonra dokuz yılda 306 tutuklu ve hükümlünün öldürüldüğünü söyledi. Eli kanlı generallerin, infazcıların, işkencecilerin ve tetikçilerin hapishanede kalmaması için en ivedi şekilde davranan siyasal iktidara bağlı Adli Tıp Kurumu’nun devrimci tutsakların ölümünü bekleyerek, katliamın kendine düşen payını layıkıyla yerine getirdiğine işaret eden Karaman, “AKP tarafından Adli Tıp Kurumu Başkanlığına getirilen Haluk İnce ve arkadaşları böylece siyasal iktidara vefa borçlarını ödemektedirler” diye konuştu.Zere’nin, serbest bırakılsa dahi sadece veda ve huzur hakkını kullanabileceğinin altını çizen Karaman, Zere'nin yatırıldığı Onkoloji Servisinin bölüm başkanı olan Dr. Melek Erkişi'nin ise siyasal iktidar ve Adli Tıp Kurumundan hiçbir farkının olmadığını belirtti. Dr. Erkişi’nin Zere’ye. ‘şimdi dışarıda olsaydın Allah bilir kaç kişinin canına kıyacaktın’ dediğini belirten Karaman, Zere ve hasta devrimci tutsakların katledilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.ANF NEWS AGENCY

Davutpaşa iddianamesi 20 ay sonra tamamlandı 0 Kommentare

İSTANBUL - İstanbul Davutpaşa'da 31 Ocak 2008 tarihinde bir iş merkezindeki havai fişek atölyesinde meydana gelen, 22 kişinin ölümü ve 115 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Patlamadan 20 ay sonra soruşturmayı tamamlayan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Zeytinburnu Belediyesi'nde görevli 5 kişi hakkında "görevi kötüye kullanmak" ve "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan da 4 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası talep etti. Hazırlanan iddianamede patlamanın meydana geldiği binanın sahibi iki kişi ile atölye çalışanı bir kişi hakkında "görevi kötüye kullanmak" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istedi. İstanbul Davutpaşa'da 31 ocak 2008 tarihinde beş katlı Emek İş Hanı'nda ruhsatsız faaliyet gösteren havai fişek imalathanesinde kısa aralıklarla meydana gelen iki patlamada 22 kişi hayatını kaybetti, 115 kişi de yaralandı. İlk patlamanın ardından ölenlere ve yaralananlara bakmak amacıyla olay yerine giden vatandaşlar ikinci patlamaya yakalandı. Olayın baş sorumlusu olan havai fişek atölyesinin sahibi Selçuk Başlar da patlamada yaşamını yitirdi.18 YILA KADAR HAPİS İSTENDİSoruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Ali Haydaroğlu tarafından hazırlanan iddianamede 8 şüphelinin yargılanması istendi. Zeytinburnu Belediyesi zabıta müdürü F.K., ruhsat müdürü R.T, S.K., H.K. ve Ş.Y. hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ve "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan da 3 yıldan 15 yıla kadar hapisleri istendi.Savcı, Zeytinburnu Belediyesi çalışanlarından o dönemde Küçükçekmece Belediyesi'ne geçen bir müdür için takipsizlik kararı verdi.Patlamanın olduğu Emek İş Hanı binasının sahipleri olan R.K. ve R.K. ile atölye çalışanı H.A. hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlarından 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istendi.Hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilirse 8 şüpheli, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başlanacak. ANF NEWS AGENCY

Vietnam’da fırtınada ölenlerin sayısı 40’ı geçti 0 Kommentare

HANNOI - Vietnam’da etkili olan Mirinae tropik fırtınasının yol açtığı sellerde ölü sayısının 40’ı geçtiği ve onlarca kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.Afet bakanlığı yetkililerinden yapılan açıklamada, ülkenin orta kesimlerinde etkili olan fırtınanın toplam 40’tan fazla kişinin ölümüne yol açtığı bilgisi verildi. Fırtına nedeniyle onlarca kişinin de kayıp olduğu tahmin ediliyor. Fırtına ile beraber şiddetli yağışların devam etmesi nedeniyle 1000’den fazla köye ulaşılamadığını söyleyen yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe duyuyor. Mirinae fırtınası hafta sonunda Filipinler’de 20 kişinin ölümüne, binlerce kişinin de evsiz kalmasına neden olmuştu. Vietnam ile Filipinler Eylül ayında etkili olan Katsana fırtınası, Vietnam’da 160, Filipinler’de ise 900 kişinin ölümüne yol açmıştı. Fırtına nedeniyle Filipinlerde 87 bin kişi evlerinden olmuştu.ANF NEWS AGENCY

Tiyatro sanatçıları ‘taş atan çocuklar’ için okudu 0 Kommentare


İSTANBUL - Adalet Çağrıcıları’nın TMK mağduru çocukların durumuna dikkat çekmek üzere düzenlediği etkinlikte bir araya gelen ve aralarında Halil Ergün, Kenan Işık ve Sumru Yavrucuk’un da bulunduğu tiyatro sanatçıları, metinlerini çocuklar için okudu.Adalet Çağrıcıları tarafından Oyuncular Tiyatro Kahve’de düzenlenen etkinliğin sunumunu tiyatrocu Nedim Saban yaparken, yapılan konuşmalarda çocukların cezaevinde yaşadıklarına dikkat çekildi. Tiyatrocuların artık sessiz kalmayacağını belirten Saban, hükümetin bu konuya çok yaklaştığını ancak yeniden başka bir gündemle arka plana itildiğini söyledi.Avukat Mehmet Uçum tarafından yapılan hukuki sunumda ise çocukların hukuki mağduriyetlerine dikkat çekildi. TMK mağduru çocukların çocuklarının gözardı edildiğini ifade eden Uçum, “Çocuklukları hesaba katılmadan ceza verilmektedir. Her dönem çocuklar bir örgütle ilişkilendirilerek cezalandırılmaktadır. Bu örgüt konjonktürel duruma göre değişiyor” dedi.Sunumun ardından Halil Ergün, Kenan Işık Mehmet Atak ve diğer katılımcı sanatçılar 72. Koğuş isimli oyundan bölümler okudu. Kenan Işık’ın ayrıca Aziz Nesin’in ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” isimli oyununun öyküsünü anlattığı, programda Ayça Damgacı, Berfin Zenderlioğlu gibi tiyatro sanatçılarının katıldığı etkinliğe çok sayıda vatandaş da izleyici olarak katıldı. Etkinlik, Pedagog Esen Acarer’n pedagojik sunumuyla son buldu.ANF NEWS AGENCY

Güler Zere'nin yaşam hakkı için AKP protestosu 0 Kommentare


Sağlık durumu tıbben dönülmez bir noktaya gelen Adana'da Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü.) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi mahkum koğuşunda tutulan kanser hastası hükümlü Güler Zere'nin serbest bırakılması taleplerine sessiz kalınmaya devam ediliyor. Sessizliğe karşı İzmir, Ankara, Hatay, İstanbul AKP İl binaları önünde gerçekleştirilen kefenli oturma eylemleriyle, Zere'nin serbest bırakılmayarak yaşam hakkının gasp edilmesi protesto edildi.İzmirİzmir Tecride Karşı Mücadele Platformu üyeleri, AKP İzmir İl binası önünde basın açıklaması yaptı. 'Güler Zere'ye özgürlük, hasta tutsaklar serbest bırakılsın' pankartının açıldığı açıklamada, 'Güler Zere'ye özgürlük', 'Devrimci tutsaklar onurumuzdur', 'Hasta tutsaklar serbest bırakılsın', 'Yaşasın devrimci dayanışma' sloganları atıldı. Platform üyeleri beyaz kefen giyerek açıklamaya katıldı. Açıklama nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri alındı. Platform adına açıklamayı okuyan Fatma Alan, Güler Zere'nin hastalığının geri dönülmez bir noktaya vardığını belirterek, tüm dünyanın gözü önünde bir katliam yaşandığını ifade etti. Güler Zere'nin yasalara uyulup serbest bırakılmadığı gibi, işkenceye de maruz kaldığını dile getiren Alan, 'Güler'i tedavi etmekle sorumlu doktor devrimcilere olan kini ile Güler'e saldırmaktan geri durmuyor. Ameliyattan önce Güler'in hücresine giden Onkoloji Doktoru Melek Erkişi doku örneği alırken 'Dışarıda olsaydın Allah bilir kaç kişinin canına kıyacaktın' sözleriyle faşist yüzünü göstermiştir' dedi. 'Siyasi iktidar ve onların kurumları olan Adalet Bakanlığı'nın, Adli Tıp Kurumu'nun devrimci tutsakları katletmesine izin vermeyeceğiz' diyen Alan, tüm devrimci, demokratik kitle örgütlerinin hasta tutuklu ve hükümlülere sahip çıkmasını istedi. Açıklamanın ardından platform üyeleri, AKP İl binası önünde yarım saatlik oturma eylemi yaptı.HatayHalk Cephesi, ESP, DHF, DTP ve ÇHD üyesi bir grup, AKP Hatay İl binası önünde 'Güler Zere'ye özgürlük' pankartını açtı. Grup adına konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Ali Habip, Güler Zere'nin Ali Tıp Kurumu'nun hukuka, vicdana aykırı politikasını ısrarla sürdürdüğünün kanıtı olduğunu söyleyerek, 'Güler Zere'nin tahliye edilmemesi en kutsal hak olan yaşama hakkının gasp edilmesidir. İmhanın, infaz yönetimi haline getirilmesidir. Sağlık ve tedavi hakkının yok edilmesidir. Hukuku bilimi yok saymaktır' diye konuştu. Grup daha sonra yarım saat oturma eylemi yaptı.AnkaraHalk Cephesi, TAYAD, İHD, ÇHD, Ankara Halkevleri, KESK, DTP, ESP, BDSP, SDP temsilcileri ile yazar Temel Demirer'in de aralarında bulunduğu kalabalık grup, AKP Ankara İl binasına yürüyüş düzenledi. Yürüyüş sırasında 'Kanser hastası Güler Zere'ye özgürlük' pankartı açılarak, sık sık 'Tecride son', 'Güler Zere serbest bırakılsın', 'Adalet istiyoruz' sloganları atıldı. AKP İl binası önüne gelen grup adına açıklama yapan ÇHD Ankara Şube Başkanı Rıza Karaman, 'Türkiye'de tüm devrimci tutsaklar hapishanelerde tecrit altında tutuluyor' diyerek tecrit politikalarından dolayı cezaevlerinde onlarca ölümün yaşandığına dikkat çekti. Karaman, Zere'nin cezaevinde yaşamını kaybetmek üzere olduğuna dikkat çekerek, başta Zere olmak üzere tüm hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılmasını istedi. Grup açıklamanın ardından dağıldı.İstanbulGüler Zere ve Hasta Tutsaklar için Özgürlük Platformu üyeleri, AKP İstanbul İl Merkezi önünde eylem yaptı. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı İl binası girişinde 'Keyfiyete son verin, Güler Zere'yi serbest bırakın', 'Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük' pankartı açılarak, üzerinde cezaevlerinde bulunan diğer hasta tutukluların isimleriyle başlayan 'Adli Tıp beni öldürmek istiyor', 'Güler Zere'ye özgürlük' dövizleri taşındı. Zere'nin hastalığına dikkat çekmek için ise platform üyeleri beyaz kefen giydi. Eylemde sık sık 'Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz', 'Katil devlet hesap verecek' sloganları atıldı. Basın açıklamasını okuyan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatlarından Şükriye Erden, Ç.Ü. Tıp Fakültesi Anabilim Dalı ve Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından hazırlanan raporlarda mahkum koğuşunda kalmanın Zere için hayati risk taşıdığının açık bir biçimde ifade edilmesine rağmen buna uyulmadığını belirtti. 'Eli kanlı generallerin, infazcıların, işkencecilerin hapishanede kalmaması için ivedi şekilde davranan siyasal iktidara bağlı Adli Tıp Kurumu, katliamda üzerine düşen görevi layıkıyla yapmaktadır' diyen Erden, Zere'nin açık bir imha politikası sonucu yaşamını kaybetmek üzere olduğunu ve artık son günlerini yaşadığını söyledi. Erden, Zere'nin serbest bırakılması durumunda dahi sadece 'Veda ve huzur hakkını' kullanabileceğini dile getirerek, derhal serbest bırakılmasını istedi. Açıklamanın ardından İl binası önünde oturma eylemi yapan grup, sloganlar atıp ve marşlar söyleyerek eylemlerine son verdi.DİHA