Ölen er'in amcasından Baykal ve Bahçeli'ye tepki 0 Kommentare

Ölen er'in amcasından Baykal ve Bahçeli'ye tepkiTokat'ın Reşadiye İlçesi'nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren er Cengiz Sarıbaş'ın amcası Salim Sarıbaş, 25 senedir süren savaşın hala bitmediğini belirterek, 'Demek ki silahla halledilmiyor, Mutlaka hallolması lazım, ama masa başında, ama şöyle, ama böyle, ama fedakarlık. Savaşı yapanlar da bu ülkenin çocukları, ölenler de bu ülkenin çocukları, kurşun sıkanlar da bu ülkenin çocukları. Bahçeli ve Deniz Baykal'a çok görev düşüyor. Tarih bunları yazacak, pişman olacaklar sonunda ' dedi.Tokat'ın Reşadiye İlçesi'nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren er Cengiz Sarıbaş'ın cenazesi İstanbul'da defnedilecek. Ataköy'de bulunan evlerinde cenazeyi bekleyen aile üyelerinden amca Salim Sarıbaş, gazetecilere yaptığı açıklamada çatışmaların durdurulması için çağrıda bulundu. Savaşın çok anlamsız olduğunu dile getiren amca Sarıbaş, 'Bunun mutlaka bitirilmesi lazım. 25 senedir bu savaş nasıl bitmez? Demek ki silahla halledilmiyor, silahla bu iş çözülmüyor. Bunun yanında artık masa başında mı olur? Ülkemiz için, gençlerimiz için hep zarar. Türkiye büyük bir devlet. Yani bu anlamsız, çok çirkin bir savaş. Mutlaka hallolması lazım, ama masa başında, ama şöyle, ama böyle, ama fedakarlık. Ne olursa olsun bu savaşın bitmesi lazım. Daha nice Cengizler böyle gider. Giden geri gelmiyor, ateş düştüğü yeri yakıyor. Ölen geri gelmiyor. Sade başsağlığı dilemeyle, sadece 'şöyle olmuş, şehitlerimiz böyle olmuş' demekle olmuyor, yarın unutuluyor, unutulmasın' diye belirtti.Deniz Baykal ve Bahçeli'ye de tepki gösteren Sarıbaş, 'Savaşı yapanlar da bu ülkenin çocukları, ölenler de bu ülkenin çocukları, kurşun sıkanlar da bu ülkenin çocukları. Mutlak suretiyle Bahçeli ve Deniz Baykal'a çok görev düşüyor. Tarih bunları yazacak sonra, pişman olacaklar sonunda. Onun için herkesin elini taşın altına koyup elbirliği içinde bunu bitirmemiz lazım' diye konuştu.İSTANBUL-DİHA

Ölen er'in amcasından Baykal ve Bahçeli'ye tepki 0 Kommentare

Ölen er'in amcasından Baykal ve Bahçeli'ye tepkiTokat'ın Reşadiye İlçesi'nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren er Cengiz Sarıbaş'ın amcası Salim Sarıbaş, 25 senedir süren savaşın hala bitmediğini belirterek, 'Demek ki silahla halledilmiyor, Mutlaka hallolması lazım, ama masa başında, ama şöyle, ama böyle, ama fedakarlık. Savaşı yapanlar da bu ülkenin çocukları, ölenler de bu ülkenin çocukları, kurşun sıkanlar da bu ülkenin çocukları. Bahçeli ve Deniz Baykal'a çok görev düşüyor. Tarih bunları yazacak, pişman olacaklar sonunda ' dedi.Tokat'ın Reşadiye İlçesi'nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren er Cengiz Sarıbaş'ın cenazesi İstanbul'da defnedilecek. Ataköy'de bulunan evlerinde cenazeyi bekleyen aile üyelerinden amca Salim Sarıbaş, gazetecilere yaptığı açıklamada çatışmaların durdurulması için çağrıda bulundu. Savaşın çok anlamsız olduğunu dile getiren amca Sarıbaş, 'Bunun mutlaka bitirilmesi lazım. 25 senedir bu savaş nasıl bitmez? Demek ki silahla halledilmiyor, silahla bu iş çözülmüyor. Bunun yanında artık masa başında mı olur? Ülkemiz için, gençlerimiz için hep zarar. Türkiye büyük bir devlet. Yani bu anlamsız, çok çirkin bir savaş. Mutlaka hallolması lazım, ama masa başında, ama şöyle, ama böyle, ama fedakarlık. Ne olursa olsun bu savaşın bitmesi lazım. Daha nice Cengizler böyle gider. Giden geri gelmiyor, ateş düştüğü yeri yakıyor. Ölen geri gelmiyor. Sade başsağlığı dilemeyle, sadece 'şöyle olmuş, şehitlerimiz böyle olmuş' demekle olmuyor, yarın unutuluyor, unutulmasın' diye belirtti.Deniz Baykal ve Bahçeli'ye de tepki gösteren Sarıbaş, 'Savaşı yapanlar da bu ülkenin çocukları, ölenler de bu ülkenin çocukları, kurşun sıkanlar da bu ülkenin çocukları. Mutlak suretiyle Bahçeli ve Deniz Baykal'a çok görev düşüyor. Tarih bunları yazacak sonra, pişman olacaklar sonunda. Onun için herkesin elini taşın altına koyup elbirliği içinde bunu bitirmemiz lazım' diye konuştu.İSTANBUL-DİHA

Dersim'de şüpheli asker intiharı 0 Kommentare

DERSİM - Dersim’in Ovacık ilçesinde askerlik yapan Siirt nüfusuna kayıtlı Şakir Bağış'ın intihar ettiği iddia edildi.Edinilen bilgiye göre; Dersim’in Ovacık İlçesi’nde kısa dönem askerlik yapan Şakir Bağış (25) adlı gencin bölüğünde intihar ettiği iddia edildi. Siirt nüfusuna kayıtlı Bağış’ın ailesinin Hatay’da yaşadığı ve yaklaşık iki saat önce jandarma tarafından Bağış’ın ağabeyi olan Hüseyin Bağış’a ‘Oğlunuz nöbetten döndükten sonra kendi silahıyla intihar etmiştir. Yarın gelip cenazenizi alın’ denildiği öğrenildi. Bağış’ın cenazesi Elazığ Devlet Hastanesi Morguna götürülüyor. ANF NEWS AGENCY

Haşim Kılıç: Cuma’dan önce DTP hakkında karar çıkmaz 0 Kommentare


ANKARA - Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, DTP’nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin kararın Cuma gününden önce verilemeyeceğini açıkladı.Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, DTP’nin, kapatılması gerekçesiyle açtığı davasını esastan görüştüğü toplantısı sona erdi. Toplantıdan herhangi bir sonuç çıkmadı. Yüksek Mahkeme heyeti, karar verene kadar aralıksız her gün bir araya gelecek.Yaklaşık 12 saat süren görüşmenin ardından gazetecilere bir açıklama yapan Kılıç, daha delillerin değerlendirmesi aşamasında olduklarını ve Cumaya kadar herhangi bir kararın çıkamayacağını söyledi.Açıklamasında Kılıç “Usul, sorunları var. Bu konuda değerlendirmeler yapıyoruz. Cuma gününden önce karar çıkması mümkün gözükmüyor. Cuma gününe kadar rahatlıkla işinize bakabilirsiniz. Yeniden bir değerlendirme yapıp size o değerlendirmeyi açıklarım. Eğer bir karar alacak gibi olursak bunu size açıklarım. Size en kısa sürede bilgi ulaştırılır. Endişe etmeyin. Cuma gününden önce bir şey çıkması mümkün değil” dedi.Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıç, DTP’nin Hazine yardımından yararlanmamasına ilişkin bir soru üzerine, şu ana kadar böyle bir değerlendirme yapmadıklarının belirterek, “Şuan daha delillerin değerlendirmesi ilgili aşamadayız. Usul sorunları var. Bu konuda değerlendirmeler yapıyoruz. Kısa bir sürede sonuç çıkmayacak” dedi.Kılıç, bir gazetecinin “Bir ara karar verildi mi?” sorusuna ise, “Tabi ki şüphesiz verildi. Dava sonunda buna yanıt vereceğiz” yanıtını verdi.ANF NEWS AGENCY

Hatay'da DTP'ye saldırı girişimi 0 Kommentare

HATAY - Hatay'da, DTP il binasına molotofkokteyli saldırı düzenlendi..Kurtuluş Caddesi'nde DTP il ve ilçe teşkilatlarının bulunduğu binanınönüne molotofkokteyli atıldı. Olay yerinde gelen polisin incelemesinde, atılan bir adet molotofkokteylinin binanın önüne düşerek yandığını ve binaya zarar vermediği belirledi. Çevrede 7 adet atıma hazır molotofkokteyli ele geçirildi.ANF NEWS AGENCY

DTP: Kapatılırsak Meclis’te bulunmamızın anlamı kalmaz 0 Kommentare


ANKARA - DTP Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna, kapatılması durumunda Meclis’te bulunmalarının anlamının kalmayacağını belirterek, ‘sine-i millete dönme’ mesajı verdi.DTP MYK ve Meclis Grubu, kapatma davası nedeniyle parti merkezinde gerçekleştirdiği toplantının ardından Eşbaşkanlar Türk ve Ayna gazetecilerin sorularını yanıtladı. İlk olarak İmralı Cezaevi ile ilgili görüşü sorulan Türk, İmralı Cezaevi ile ilgili fotoğrafları ve açıklamaları toplantıda oldukları için izleyemediğini belirtti. Toplantıda, kapatma davasını görüştüklerini söyleyen Türk, partili yöneticilerin DTP’nin kapatılması ve yasaklanması durumunda artık parlamentoda durulmasının gerekmediğini söylediğini aktardı.Ayna ise İmralı konusunda “İmralı’ya yaklaşım Kürt sorununa yaklaşımdır. Sorun altı santim meselesi değil sorun Kürt sorununa yaklaşım meselesidir. Orada havalandırmanın üstü kafesle kapatılıyorsa, nefesi kapatılıyorsa bu ‘Kürt halkına nefes aldırmayacağız’ demektir” dedi.Ayna, Başbakan Erdoğan’ın İzmir’e DTP’yi sokmama kararının demokratik açılımı bitirdiğini belirterek, Kürt sorununun çözümünde Öcalan’ın oynayacağı rolün önemine işaret ettiklerini kaydetti. Ayna, kapatma kararı çıkması durumunda ise daha önce açıkladıkları gibi ‘sine-i millet’e çekileceklerinin mesajını verdi. Gerek fezlekeler konusunda, gerekse kapatma konusunda bir tek fezleke bile gelirse ve kapatılmaları durumunda Türkiye’deki demokratlara aslında ‘bizim söyleyeceklerimizin dışında bir şeyi kabul etmiyoruz’ denilmiş olacağına dikkat çeken Ayna, bu demokratik siyaset kanallarının kapatılması anlamına geleceğini kaydetti. Ayna, “Demokratik siyaset kanallarını kapatırlarsa, biz nede ısrar edeceğiz” dedi. ANF NEWS AGENCY

Evrensel satışına özel güvenlik müdahalesi 0 Kommentare


Özel güvenlik görevlileri yine kendilerini tutamayarak bu defa gazete satan EMEP üyelerine saldırdı.
İzmit’teki bir üstgeçidi korumakla görevli güvenlikçiler, Evrensel gazetesi satışı yapan EMEP üyelerine saldırıp darp etti.
Büyükşehir Belediyesi’nce yaptırılan Adnan Menderes köprüsünde Evrensel gazetesi satışı yapmak isteyen EMEP’li gruba, köprüyü korumakla görevli taşeron güvenlik firmasının elemanları coplarla saldırdı. Bu sırada, çok sayıda EMEP’li darp edildi.
İşçi servislerinin yoğun uğrak noktalarından biri olan Halkevi durağında sabah erken saatte gazete satışına çıkan EMEP’lilere, Adnan Menderes Köprüsü üzerindeki dağıtımları sırasında, taşeron güvenlik firmasının personeli, "gazete satışı yasak" diyerek müdahalede bulundu. EMEP’lilerin ‘’Gazete satışını engelleyemezsiniz, buna yetkiniz yok’’ diyerek itirazda bulunması üzerine coplarla saldıran özel güvenlikçiler, çok sayıda parti üyesini darp etti. "Köprünün güvenliğini sağlaması gerekenler, köprü güvenliğine zarar verecek davranışlarda bulunuyor’" diyen EMEP’lilerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

AZİZ NESİN PARMAK İZİNDE HAKLI ÇIKTI… 0 Kommentare

Türkiye’de ilginç bişey olunca “Tam Aziz Nesinlik…” derler ya, bu kez tam tersi oldu… Adamın biri iki parmağını makinaya kaptırmış ve hemen Trabzon’da hastahaneye kaldırmışlar. Hastahane parmakları dikemeyeceğini söylemiş ve hastayı Istanbul’a sevk etmiş. Adamın kopan parmaklarını da buzla beraber termosa koyup yakınlarına vermişler… İsatnbul’da adamı hemen ameliyata almışlar, almışlar ama termosu açınca bir de bakmışlar içinde dört parmak.Böyle durumda doktorların nasıl şaşırdıklarını düşündükçe mideme hem sinirden, hem de gülmekten ağrılar giriyor. Nasreddit Hoca fıkrası gibi, bardaklar çoğalmış… Doktorlar jinekolog çağırmışlar mı bilmiyorum, ama hemen Trabzon’daki hastahaneyi aramışlar. Meğer adamın parmakları hâlâ Trabzon’daymış, gönderilen o dört parmak balık tutarken parmaklarını kaybeden bir başkasına aitmiş. Onlarda “Yahu bu hastanın diğer iki parmağına ne oldu…” diye kafa patlatıyorlarmış… Neyse hastalar beklerken parmaklar değiş tokuş yapılmış ve Istanbul’a getirilen hastanın parmakları dikilmiş…Aziz Nesin’in bir öyküsü aklıma geldi. Uluslararası operatörler toplantısı vardır, her ülkenin önemli operatörü, tıp alanında yaptıkları son buluşları anlatır. Sıra Türk doktoruna gelir ve o da Türkiye’de bir operasyonla insanların parmak izlerini yok ettiklerini söyler… İşte bu olay Aziz Nesin’in yazdığı öyküyü yaşama geçirmek gibi bişey. Düşünsenize, eğer Trabzon’dan gelen parmak sayısı 2 olsaydı büyük bir olasılıkla takılabilirdi… İki kişi de yeni ama kendilerinin olmayan parmaklara sahip olacaklardı. İşte işin püf noktası da burada, o iki kişinin parmak izleri değişecekti, ama bundan ne kendilerinin, ne de polisin haberi olacaktı. İçlerinden birisi olur a, bigün suç işlese ve polis parmak izini takip etse, diğerini yakalayacak. Yada yine olur a, suç işlemeyen adam olaydan 6 ay önce ölmüş de olabilir, ama bir ölü olarak suç işlemiş olacak…Şimdi siz bu üzücü olaya gülüyorsunuz, ama buna benzer bişey benim başıma geldi… Yıllar önce göğüs kafesimden ameliyat oldum. Doğal olarak göğsümü sinek kaydı traş etmiştim ameliyat öncesi. Hastahaneden çıktıktan sonra 20 gün neyim geçti ve banyo yapacağım. Bir gariplik var, göğüslerimi sabunladıkça bir tuhaf oluyorum. O zaman Ali’yle karşılıklı oturuyoruz, ameliatlıyım diye annem de bende kalıyor, ama ikisine de bişey söyleyemiyorum. Utana sıkıla bir banyo daha aldım, baktım olacak gibi değil, beni ameliyat edenn doktora gittim ve anlattım derdimi…Doktor: Aman Ahmet ya, sana mı takmışız yanlışlıkla?Ahmet: Neyi doktor bey?Doktor: Ya Ahmet, sen ameliyat olurken yan odada da Ajda Pekkan göğüslerini değiştiriyordu, bizim asistan da meraktan oraya girmiş ve Ajda Pekkan’dan çıkartılan artık göğüsleri heyecanla senin göğüs kafesine koymuş…Ahmet: Hadi ya, demek ben ondan fena oluyorum banyo yaparken, sabunlanırken. Peki siz nasıl farkettiniz, o parçalar normalde atılmıyor mu?Doktor: Atılıyor da, Ajda Hanım koleksiyon yapıyormuş, malzemeleri bir kavanozda isteyince kıyamet koptu. Anlayacağın yarın seni ameliyata alacağız ve Ajda Hanımın emanetlerini vereceğiz, yoksa bizi dava etmek üzere….Neyse ben de böylece kurtulmuş oldum bu dertten… Böyle bir parmak karışıklığı başka bir ülkede olabilir mi bilmiyorum, ama parmak yerine başka bişey de olabilirdi. Çocuğunkinle adamınkinin karıştırılıp da yanlışlıkla takıldığını düşünsenize. Birileri “Ülke değişiyor, gelişiyor…” diye yırtınıyorlar ya, gerçekten bişeyler oluyor bu ülkede…

BARAJ PROJELERİ İPTAL EDİLİYOR 0 Kommentare


AKP hükümeti, Dersim'de baraj projelerini iptal etmeye hazırlanıyor. Tunceli raporunda barajların neden iptal edilmesi gerektiği detaylı yazılmış. İşte o rapor.


Akşam gazetesine demeç veren hükümetin "Demokratik Açılım" Tunceli Koordinatör Vekili Mehmet Şahin "Tunceli Raporu" ile ilgili çarpıcı açıklamlar yaptı. İşte o rapordan bazı satır başları: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın demokratik açılım için görevlendirdiği 40 milletvekili gözlemlerini raporlaştırmaya başladı. Tunceli Koordinatör Vekili Mehmet Şahin, bölgede yaptığı incelemelerin ardından ulaştığı sonuçları rapor haline getirip, Başbakan’a sunmaya hazırlanıyor.Gözlemlerini AKŞAM’la paylaşan Şahin, Tunceli’nin tarihsel ve doğal dokusunu bozacağı gerekçesiyle karşı çıktığı Munzur Barajı projesinin iptal edilebileceğini söyledi. Tunceli halkını kazanmak istediklerini belirten Şahin, ilden demokratik açılıma büyük destek geldiğini belirtirken, CHP’nin oy oranının “Dersim tartışmasının” ardından yüzde 15’in altına düşeceğini tespit etti. Şahin, Tunceli’yi turizm açısından kalkındırmak üzere kente büyük yatırımlar yapmayı planladıklarını, bu çerçevede 4 yıldızlı bir otelin düşünüldüğünü, ABD-Hollanda ortaklı yabancı yatırımcının kentte inceleme yaptığını da ilk kez AKŞAM’a açıkladı.CHP ALEVİLERİ KAYBEDİYORCHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Dersim’e ilişkin sözlerinin partinin il örgütünde istifalara ve kan kaybına yol açtığını aktaran Şahin, “CHP zamanında Tunceli’de yüzde 63’lerdeydi. Son yerel seçimdeki oy oranı yüzde 15.7. Bunun da altına düşeceği ortada. Tunceli, Dersim gafını affetmez. AK Parti ise yüzde 6’dan önce yüzde 12’ye çıkardı. Son yerel seçimde yüzde 21.63 oy aldı. Bu demektir ki CHP’yi açık ara geçiyoruz. CHP’nin arkasında bir Alevi kesim kalmıştı. Onu da dağıtarak, kendi kaybediyor” diye konuştu.Şahin, Tuncelililerin Munzur Barajı’na karşı olduklarını belirterek, bu konuda inatlaşmayacakları mesajını verdi. Tüm kentlerin baraj isterken, Tunceli’nin istemediğini aktaran Şahin, bunun nedenini şöyle anlattı: “Tuncelililer, Munzur suyunu kutsal kabul ediyor. Munzur suyunun fışkırdığı gözenekler varmış. Barajla onların kapanmasını istemiyorlar. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül de, baraja karşı olanlara şaşırmıştı. Ama burada böyle bir inanış var. İstemedikleri için şu anda baraj projesi muallakta bekliyor. Sanıyorum iptal edilecek."Barajlar ‘uysallaştırır’Hüseyin Aygün adlı yazar ise “Dersim 1938 ve Zorunlu İskan” adlı kitabında, yüzyıllar boyunca Dersim’in havuzlar ve barajlar yoluyla uysallaştırılmak istendiğini savunuyor. Sarp dağlarla çevrili Dersim’in baraj inşalarıyla “erişilebilir” kılınmak istendiğini savunan yazar, “Dersimlileri pasifleştirmek için coğrafyanın da pasifleştirilmesi gerekli bulunmuştur. Fırat’ın doğusunu, ulusal coğrafyanın parçası kılmak için fiziki müdahaleye de ihtiyaç duyulmuştur” tezini savunuyor. EBRU TOKTAR ÇEKİÇ-Akşam

Abdullah Gül'den polisiye tehdit! 0 Kommentare


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kürtlerin protesto gösterilerine polisiye tedbirlerle cevap vereceklerini söyledi. Kürtlerin tepkilerini görmezden gelen Gül, eylemlerde bulunanlar için 'Bunların hepsi tek tek toplanır' dedi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ürdün ziyaretini izleyen gazetecilerle, konakladığı Four Seasons Oteli'nde sohbet toplantısı düzenledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın koşullarının ağırlaştırılması üzerine Kürtlerin sokaklarda tepkilerini dile getirmesine ilişkin açıklamada bulundu. Eylemlere katılanların yakalanacağını belirten Gül, polisin çocuklara insaflı davrandığını da ileri sürdü.Polis çocuklara karşı insaflıymış!Sadece taş attıkları için onlarca yıl ceza alan çocukları unutan Gül şöyle dedi: 'Kanunsuz şeylere ne devlet, ne de hiç kimse boyun eğmez. Bunların hepsi tek tek toplanır. Böyle sen büyük şehirlerde geleceksin araba yakacaksın, karakol taşlayacaksın... Çocuklar alet edildiği için de o, polisin insafından. Yoksa çok daha farklı davranabilirler ama bu demek değil ki herkes yaptığıyla kalıyor. Arkadan onların hepsi toparlanıyor, tek tek bulunuyor, hepsi mahkemelere çıkartılıyor.'Kandil ve Maxmur'dan Barış Grupları'nın gelişinde yapılan karşılamaya ilişkin bir soru üzerine de Gül şöyle konuştu: 'Zor işler bunlar tabii ki. Şu bir gerçek ki bu bölgede böyle bir terör örgütüne artık yer yok. Herkesin bunu görmesi lazım. Terör sıfırlanır diye bir şey yok. Bu, dünyanın her tarafında var. Burada da olur. Terörle beraber yaşanıyor, bunu herkes biliyor ama böyle bir terör örgütü bu coğrafyada kalamaz. Ne Irak, ne Irak'ın kuzeyindeki Kürt yönetimi, ne de onlar bunun yükünü çekebilir, ne de dünya bu işi eskisi gibi tolere eder. Artık edemez. Ortada fırsatlar var. O fırsatları kullanılabilir hale getirmek lazım. Elinde silahı olan gelecek, bu işten vazgeçecek. İçeride bu tip anarşistvari şeyler olabilir. Güvenlik güçleri bunların hepsinin üstünden gelebilir.'