İşte yakılan gerillalar 0 Kommentare













Hakkari'nin Çukurca ilçesi Kazan Vadisi bölgesinde yaşanan çatışmada yaşamını yitiren HPG gerillalarının yakıldığı belgelendi.Çukurca ilçesi kırsalında Kazan Vadisi bölgesinde 8 Eylül tarihinde çıkan ve 4 gün süren çatışmalarda yaşımını yitiren gerilların zehirli gazlarla yakıldığı ortaya çıktı.ANF'ye ulaşan fotoğraflarda, gerillaların vücutlarının tamamen yandığı gözlenirken, gerillaların öldükten sonra mı yoksa yakalandıktan sonra mı canlı canlı yakıldıkları konusunda bilgi alınamadı.Yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren 3 gerillanın naaşı onbinlerce kişinin katıldığı törenle Çukurca ve Beytüşşebap'ta defnedilirken, halen 5 gerillanın naaşının Hakkari Devlet Hastanesi Morgu'nda bekletildiği öğrenildi.Sidar BORAN HAKKARİ-ANF











Hrant Dink Ödülü Alper Görmüş’e 0 Kommentare



Uluslararası Hrant Dink Ödülleri’nin ilki Taraf yazarı Alper Görmüş ile İsrailli gazeteci Amira Hass’a verildi. Görmüş, dün geceki törende, ödülü almaktan onur duyduğunu söyledi





Hrank Dink Vakfı’nın ilkini düzenlediği Uluslararası Hrant Dink ödüllleri Taraf yazarı Alper Görmüş ile İsrailli gazeteci Amira Hass’a verildi. Uluslararası Hrant Dink ödülleri, Hrant Dink’in doğum günü olan 15 eylülde dağıtıldı. Sunuculuğunu Banu Güven’in yaptığı törende Kardeş Türküler sahne alırken, Balerin Zeynep Tanbay da bir dans gösterisi yaptı. Ardından Ödül Komitesi Başkanı Ali Bayramoğlu bir konuşma yaptı. Bayramoğlu, bu ödülün bundan böyle her yıl ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan, bunları yaparken insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut veren kişilere verileceğini açıkladı. Bayramoğlu’nun ardından mikrofonu alan Uluslararası Hrant Dink Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Rakel Dink de hüzün dolu bir konuşma yaptı. Rakel Dink şunları söyledi: “Sevgili Çutagımla (Keman) ben doğum günü kutlanan çocuklardan olmadık. Aklımıza bile gelmezdi. İlk kez 40 yaşında muma üfledi. Çocuklarla şakalaştık, ‘doğum günü çocuğu’ diye. Bugün 55 yaşında ve 32 ay önce yaşama hakkı gaspedildi. Fakat eminim ki bizi seyrediyor. Hrant Dink Vakfı’nın amacı, bu tür acıların yaşanmadığı bir dünya için çalışmak. Vakıf olarak, doğum günü niyetine onun yaşamını, verdiği mücadeleyi kutlamak, benzer mücadeleler veren ve söylenmesi gerekenleri herşeye rağmen cesaretle söylebilen kişilere teşekkür etmek istedik. Bugün ödülü alanlar, Hrant’a, Hrant da onlara ödüldür. İyiki doğdun sevgili Çıtagım.”Bu konuşmanın ardından ödül alanlar açıklandı. İlk ödül, Taraf gazetesi yazarı Alper Görmüş’e verildi. Görmüş, bu ödülden büyük bir onur duyduğunu söyledi. Diğer ödül de İsrail’de gazetecilik yapan Amira Hass’a cesaretinden dolayı verildi.

Hapı yuttun amirim 0 Kommentare


İki milyar liralık uyuşturucu hammadesi ile yakalanan ‘hayırsever işadamı’ Habib Kanat’ın, Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlar Dairesi eski Başkanı E.A. ile telefon görüşmeleri teknik takibe takıldı. İstanbul’da düzenlenen son yılların en büyük uyuşturucu operasyonunda çökertilen ve liderliğini Doç. Hüseyin Rıza Işık ile işadamı Habib Kanat’ın yaptığı çetenin poliste de bağlantısı olduğu ortaya çıktı. Ataköy’de cami yaptıran ‘hayırsever işadamı’ Kanat’ın telefonları savcılık emriyle dinlendi. Çete liderlerinden Kanat’ın, Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlar Dairesi eski Başkanı E.A. ve üç üst düzey emniyet müdürü ile sık sık telefonda görüştüğü belirlendi. Teknik takibe takılan E.A. ile diğer üç polis müdürünün savcılık tarafından ifadelerinin alınacağı öğrenildi




Narkotik polisinin düzenlediği operasyonla ortaya çıkartılan ve liderliğini polis için uyuşturucu analizi de yapan Doç. Dr. H.R.I. ile işadamı H.K’nın yaptığı iddia edilen şebekenin teknik takip sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü’nde üst düzey isimlerle görüştüğü ortaya çıktı. Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri bir yıllık teknik takibin ardından düzenledikleri operasyonla 11 kişilik bir uyuşturucu çetesini çökertirken hem son dönemlerin en büyük miktardaki uyuşturucu maddesini hem de uyuşturucu baronları zincirini ortaya çıkarttı. Şebekenin lideri olduğu iddia edilen Doç. Dr. H.R.I’nın öğretim görevlisi olarak çalışan yüksek kimya mühendisi olduğu, aynı zamanda Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilirkişi olarak görev yaptığı ve operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu hapların içeriğini analiz ettiği öğrenildi. ‘Hayırsever’ işadamı olarak bilinen H.K’nın ise, öğretim üyesinin yardımcılığını yaptığı belirtildi. Teknik, fiziki ve istihbarî takip sonucunda, Tuzla ve Pendik’te dört adrese düzenlenen operasyonlarda piyasa değeri 2 milyar TL olan ve yaklaşık 200 milyon adet captagon hap yapılabilecek 400 kilogram amfetamin, 600 kilogram benzil metil keton ve 5 ton da alfa aseliton fenil maddesi ele geçirildi.Telefonlar teknik takibe alındıUyuşturucu baronu olduğu iddia edilen hayırsever işadamı H.K’nın Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlar Dairesi eski başkanı E.A. ve üç üst düzey emniyet müdürü ile sık sık telefonla görüştüğü ve bu görüşmelerin de teknik takibe takıldığı belirtildi. Şebekenin lideri olduğu öne sürülen Doç. Dr. H.R.I’nın Emniyet yetkilileriyle telefon görüşmelerinin, Narkotik Şube’ye danışmanlık yapıyor olduğu için doğal karşılanabileceği, ancak çete yapılanmasında ikinci adam olan ‘hayırsever’ işadamı H.K’nın Emniyet Örgütü’nden belli isimlerle yaptığı telefon görüşmelerinin çok yüksek sıklıkta olmasının dikkat çektiği belirtildi. Savcılığın, Organize Suçlar Dairesi eski başkanı E.A. ile üç üst düzey emniyet müdürünün de ifadelerine başvuracağı öğrenildi.

Meçhul timler yine işbaşında 0 Kommentare


Diyarbakır’da ‘trafik kontrolü’ diye durdurulan İtalyan aktivist beyaz bir minibüste kafasına çuval geçirilip öldüresiye dövüldü. 7 yıldır Diyarbakır’da yaşayan ve uyuşturucuyla mücadele eden Aldo Canestrari’ye, iki gün önce otomobille Mardin’e giderken sivil ve şık giyimli 4-5 kişi ‘dur’ işareti yaptı. Trafik denetimi yapıldığını sanan İtalyan aktivist durdu. Tekme tokat araçtan indirilip beyaz bir minibüse bindirilen Canestrari’nin kafasına çuval geçirildi. Çırılçıplak soyulan Canestrari, hareket halindeki minibüste 20 dakika dövüldü. ‘Öldü’ sanılarak yola atılan İtalyan aktivist, ülkesinin elçiliğinden yardım istedi



Asıl mesleği çiftçilik olan İtalyan Aldo Canestrari, yedi yıldan beri yaşadığı Türkiye’deki sivil toplum örgütleriyle temas halinde sosyal hizmet desteği verirken, bir yandan da İtalya ve Türkiye’deki STK’ların işbirliğini sağlıyor. İki aydan beri ise Mardin’in Derik ilçesinde Uyuşturucu ve Bağımlılık Yapan Maddelerle Mücadele Derneği UMADER ile birlikte çalışarak projeler hazırlıyordu.Saldırı ve darp olayı, Canestrari’nin, UMADER Başkanı Eyüp Güven ile birlikte, Mezopotamya Sosyal Forumu’nda UMADER adına bir stant açmak üzere gittikleri Diyarbakır’dan Derik’e, Ahmet adlı sürücünün kullandığı özel otomobili ile dönüşü sırasında meydana geldi. Canestrari, Diyarbakır’dan hareket ettikten 15 dakika sonra, saat 21.00-22.00 sıralarında anacadde kenarında bazı şahısların işaret ederek kendilerini durdurduklarını belirterek, “Polisin trafik kontrolü yapacağını sandık. Sivil ve şık giyimlilerdi” diye anlatmaya başladı ve devam etti: “Çok yorgundum. ‘Araçtan inin’ dediler; biz de indik. O sırada biri beni biraz ilerideki araca götürdü. Kimlik istediler. Pasaportumun fotokopisini verdim. Araca bindirildikten sonra biri yanıma oturarak başıma torba geçirdi. Araç hareket edince soyunmamı istediler. Soyunmayınca kafamı yere bastırarak elbiselerimi parçalayarak çırılçıplak soydular.. Başıma da beyaz bir torba geçirdiler. Araç içinde vurmaya başladılar. Kaç kişi olduklarını kafama torba geçirdikleri için bilmiyorum. Sadece vurdular, vurdular, vurdular...”‘Korktum, öldürürler sandım’“Nefes alamayacak gibiydim. Yüzüm kanlar içindeydi. ‘Neden vuruyorsunuz’ dediğimde hiç konuşmadılar. Zaten başından beri sadece iki kelime etmişlerdi. Sadece ‘Kimlik ve elbiseni çıkar’ dediler. Çok şaşırdım, korktum. Kesinlikle beni öldüreceklerini düşünüyordum. 20 dakika kadar araçla gittikten sonra, aracın kapısını açarak beni aşağı attılar. Bilgisayarımı, cep telefonumu 400 TL ile 100 avromu gaspettiler.”‘Polisler bulacağız sözü verdi’Aldo Canestrari, anacaddeye doğru çırılçıplak yürüdüğünü, başına geçirilen beyaz torba ile örtünmeye çalıştığını belirterek, “Yolda yürürken iki köpek havlamaya başladı. Kanlar içerisinde olduğum için, çok korktum köpekler beni parçalayacak diye. Daha sonra anayol üzerindeki benzinciye vardım. Tıpkı taş devri adamları gibiydim. Ambulans çağırdılar, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne götürdüler, orada tedavi gördüm. Nasıl kaçırıldığımı polislere de anlattım, bana, bu olayı aydınlatacaklarına dair söz verdiler” dedi.Diyarbakır’ı terketmeyeceğimCanestrari, 2002 yılında Diyarbakır’da 2,5 yıl kaldığını ve hem Kürt hem de Türkler arasında iyi dostlar edindiğini belirterek, “Sadece beni kaçırmalarından, beni hedef aldıklarını düşünüyorum. Beni kaçıranlar biliyor, ben Kürtlerin arkadaşıyım ve amaçları da beni buradan uzaklaştırmak... Ama ben hiçbir yere gitmiyorum. Diyarbakır’da kalacağım. Ben burayı terkedersem beni kaçıranlar hedefine ulaşmış olur” dedi.Beyaz bir minibüse bindirdilerOlayın tanığın Derik UMADER Başkanı Eyüp Güven ise şunları anlattı: “Normal polis kontrolü olduğunu düşünerek durduk. Kimliklerimizi uzatırken, önde oturan Aldo’yu indirip birkaç adım önümüzdeki beyaz minibüse bindirdiler. Üzerimizi çabucak aradıktan sonra da bize hızlı bir şekilde oradan uzaklaşmamızı söylediler. Dört ya da beş kişiydiler. Birinin elinde telsiz vardı, birinde de tabanca. Yola trafik işaret dubaları koymuşlardı ve hızla hareket ettiler. Birkaç saat sonra hastaneden arayarak Aldo’nun orada olduğu ve birileri tarafından darp ve gasp edildiği söylendi.”İtalyan aktivist Aldo Cenastrari, durumu İtalyan Büyükelçiliği’ne de bildirdiğini belirterek, kendini kaçıranlardan davacı olduğunu ve bir an önce yakalanmasını istediğini söyledi.
Taraf

Esad’tan PKK açıklaması 0 Kommentare

ŞAM - Yarın Türkiye’ye resmi ziyarette bulunacak olan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, silah bırakmaları durumunda Güney Batı Kürdistanlı PKK üyelerini almaya hazır olduklarını söyledi. Beşar Esad, Türkiye ziyareti öncesinde Türk gazetecilerine Ankara’nın Kürt Açılımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esad, açılım politikasının sadece Türkiye’yi değil tüm bölgeyi de olumlu yönde etkileyeceğini söyledi. Suriye’nin PKK ile mücadelede her zaman Türkiye’nin yanında yer aldığını belirten Esad, silah bırakmaları durumunda Güney Batı Kürdistanlı PKK üyelerini kabul edeceklerini söyledi. Buna karşın Kürt açılımının zamanlaması konusunda kaygılarının olduğunu vurgulayan Esad, "ülke bütünlüğünün en önemli hedef" olması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkileri normalleştirme girişimlerine de değinen Esad, konuyla yakından ilgilendiklerini belirterek, “bu yalnızca Suriye’de yaşayan Ermeni azınlığı ilgilendiren bir konu olduğu için de değildir. İki ülke arasındaki ilişkiler rahatlarsa çevredeki ülkeler de rahatlar. Onun için bizim daha fazla çözümlere ve açılımlara ihtiyacımız var" dedi.Suriye Devlet Başkanı Esad, yarın Ankara’ya gelerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın vereceği "Kardeşlik yolunda bir adım daha" temalı iftar davetine katılacak.ANF NEWS AGENCY

Dünya Kadın Konferansı yapılacak 0 Kommentare

ANKARA - Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), ‘Kadınlar için insanca çalışma, insanca yaşam: Sendikalar Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İçin Ön Saflarda’ ana teması ile 1. Dünya Kadın Konferansı düzenleyecek.ITUC’un, 19-21 Ekim tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştireceği 1. Dünya Kadın Konferansı’na çok sayıda ülkeden katılımcı olacak. Konferansın ana temasını ‘Kadınlar için insanca çalışma, insanca yaşam: Sendikalar Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İçin Ön Saflarda’ başlığı oluşturuyor. ‘İstihdam Yaratılımı ve Çalışma Hayatında Haklar’ ile ‘Karar Alıcılar Olarak Kadınlar, Sosyal Koruma ve Sosyal Diyalog’ iki alt başlığı altında gerçekleştirilecek olan Konferans’ta bu alt başlıklar insanca çalışmanın dört ayağı etrafında oluşturulacak. Bunlar; ‘İşyerinde Temel Prensipler ve Haklar ve Uluslararası Emek Standartları’, ‘İstihdam ve Gelir Fırsatları’, ‘Sosyal Koruma’ ve ‘Sosyal Diyalog ve Tripartism (üç partili koalisyon)’ olacak.Konferansla; ‘Kadınlar ve erkekler için insanca çalışma, insanca yaşam gündeminin uygulanmasını izlemek ve geliştirmek’, ‘Küresel krizin çalışan kadınlar üzerindeki etkisini teşhis etmek ve bunun sendikal tepkinin bir parçası olmasını sağlamak’ ve ‘2010 yılındaki 2. Dünya Kadın Kongresi’ni göz önünde bulundurarak, ITUC için program hatlarının oluşturulması’ amaçlanıyor. Konferansta üç özel oturum olacak. Bu oturumlarda; ‘Küresel krizin kadınlar üzerindeki etkisi: mali/ekonomik kriz, iklim değişikliği, yiyecek düzenliği’, ‘Eviçi işçiler-özellikle Haziran 2010 tarihinde düzenlenecek ILO Konferansı’nın gündeminde ev içi işçiler olacağı için’, ‘Genç kadın çalışanlar: sendikal hareketin bugünü ve geleceği’ konuları ele alınacak.Konferans’ta on tane çalışma grubu oluşturulacak. Bu grupların biri çokdilli, ikişer tanesi Fransızca ve İspanyolca, 5’i de İngilizce olacak.

ANF NEWS AGENCY

DTP heyeti Talabani ile görüştü 0 Kommentare

SÜLEYMANİYE - Kürt sorununun çözümü konusunda temaslardan bulunmak için Federal Kürdistan Bölgesi'ne giden DTP heyeti Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile görüştü. DTP Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sözcüsü Hatip Dicle, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sevahir Bayındır'dan oluşan DTP heyeti, Federal Kürdistan Bölgesi'ndeki temaslarına Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile görüşerek başladı.DTP heyetini kapıda karşılayan Celal Talabani ve DTP'liler daha sonar görüşmenin yapılacağı salona geçtiler. Talabani'nin Süleymaniye'deki evinde basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Türkiye ve bölgedeki gelişmelerin değerlendirildiği görüşme sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı.Türkiye ve yabancı basının da takip ettiği DTP heyeti, yarın da Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani ile görüşecek. 5 gün sürecek olan DTP heyetinin gündeminde Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü ve Kürt Ulusal Konferansı gibi konular bulunuyor.ANF NEWS AGENCY

İran askerleri 14 günde 12 kaçakçıyı katletti 0 Kommentare


HABER MERKEZİ - İran askerleri Doğu Kürdistan’ın Kamyaran ve Merivan bölgeleri arasında mazot taşıyan bir aracı tarayarak içerisindeki 4 kişiyi katletti, 2’sini de ağır yaraladı. Eylül ayında 12, Ağustos’ta 8 ve Temmuz ayında 5 kaçakçı öldürüldü. Doğu Kürdistan insan hakları savunucularından alınan bilgilere göre 14 Eylül sabah saatlerinde Kamyaran ile Merivan arasında Geşki Karakolu yakınında İran güçleri mazot taşıyan bir aracı taradı.Saldırı sonucunda otomobildeki 4 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı. Ölenlerin üçünün Kamyaran’lı Sirwan Murad Weysi, Pawe’li Umer Mistefayi ve Maaref olduğu öğrenildi. Cesedi yanan dördüncü kişinin kimliği ise belirlenemedi. Ağır yaralanan iki kişinin ise Kamyaran’a bağlı Mesure köyü nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi. İran rejimi özellikle Temmuz ayı sonundan bu yana sınır hattındaki saldırılarını arttırdı. Ağustos ayı içerisinde en az 8 kaçakçı öldürülürken, Eylül ayı başından bu yana 14 gün içerisinde ANF kayıtlarına göre 12 kaçakçı İran güçlerinin yargısız infazına maruz kaldı. Temmuz ayı sonundan bu yana öldürülen kaçakçıların sayısı ise 25’e yükseldi.1-14 EYLÜL BİLANÇOSU*14 Eylül sabah saatlerinde Kamyaran ile Merivan arasında Geşki Karakolu yakınında İran güçleri mazot taşıyan bir aracı taradı. Araçtaki 4 kişi öldü, 2 kişi ağır yaralandı. *13 Eylül günü Van’ın Özalp İlçesi'ne bağlı Yaman Yurt (Amort) Köyü sınırlarına yakın Meylo mevkiinde, Doğu Kürdistan'ın Xoy Kenti'ne bağlı Belecik Köyü doğumlu Senar Hüseyni (19) isimli bir kişinin İran askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. *7 Eylül günü Serdeşt kentine bağlı Kanizerd köyü nüfusuna kayıtlı Idrîs Şêxepûr isimli bir kaçakçı sınır hattında İran güçlerinin saldırısıyla karşılaştı. Şêxepûr’un İran askerlerinin ateşinde hayatını kaybettiği öğrenildi.*5 Eylül günü Rawiyan köyü nüfusuna kayıtlı Şafii Sidiqi isimli 23 yaşındaki genç İran güçleri tarafından sınır hattında katledildi. *5 Eylül tarihinde ayrıca Selmas’ın Çarsutun köyüne kayıtlı 15 yaşındaki Hebib Rohi isimli çocuk da İran güçlerinin saldırısı sonucu hayatını kaybetti. -4 Eylül günü Xoy kentinde bağlı sınır hattında bulunan Elende köyünde Eyub isimli bir kişi askerlerin açtığı ateş sonucu öldü. Eyub’un Belesura jêr (Aşağı Belesur) köyü nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilirken, beraberindeki İlham ve Hakan isimli iki kişinin de yaralandığı kaydedildi. *4 Eylül’de Seqiz kentinin Mirade köyünde Seid Ebas Abidipur kaçakçı olduğu iddiasıyla öldürüldü. Bokan kenti nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenilen Ebas geçimini sağlamak için Bane’den Seqiz’a temel beslenme maddelerini taşıdığı sırada saldırıya uğradı. *Eylül ayı başında Selmas kentinde sınır hattında bulunan Qasidek bölgesinde İran güvenlik güçleri tarafından Esed Mihemedi ve Adil Resul Qizbaş isimli iki kişi taranarak katledildi.

ANF NEWS AGENCY

Gözaltına alınan 10 DTP'li tutuklandı 0 Kommentare


DTP'ye yönelik operasyonda gözaltına alınan ve aralarında eski belediye başkanları ile belediye başkan yardımcılarının bulunduğu DTP'li 10 kişi, 'KCK Türkiye Meclisi (KCK/TM)' yapılanmasında yer aldıkları iddiasıyla tutuklandı.Diyarbakır, Şırnak, Mardin ve Van'da 11 Eylül düzenlenen eş zamanlı operasyonda aralarında eski belediye başkanları ile belediye başkan yardımcılarının bulunduğu 19 DTP'linin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifade verme işlemleri tamamlandı. 9 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 10 kişi de 'KCK Türkiye Meclisi (KCK/TM)' yapılanmasında yer aldıkları iddiasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. İki ayrı mahkemede ifadeleri alınan Diyarbakır İl Genel Meclisi Başkanı DTP'li Şehmus Bayhan, Büyükşehir Belediye Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Bayrak, Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Hacı Erdemir, Kayapınar Belediye Başkan Yardımcısı Sebahattin Dinç, DTP Bismil eski İlçe Başkanı Galip Kandemir, DTP çalışanı Hasan Hüseyin Ebem, Şırnak eski Belediye Başkanı Ahmet Ertak, DTP Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Kerem Duruk, Demokratik Toplum Kongresi üyesi Alaaddin Aktaş ve Mehmet Tari'nin de aralarında bulunduğu 10 kişi, 'KCK Türkiye Meclisi (KCK/TM)' yapılanmasında yer aldıkları iddiasıyla tutuklanarak Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne gönderildi.DİYARBAKIR-DİHA

Savcı 6 çocuk için 138 yıl hapis cezası istedi 0 Kommentare


Diyarbakır'da Ağır Ceza Mahkemeleri'nde bugün yine 3 ayrı duruşmada 9 çocuğun yargılanmasına devam edildi. 6 çocuğun yargılandığı davada Cumhuriyet Savcısı, her bir çocuk için 23'er yıl toplam 138 yıl hapis cezası istedi.Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nde 15 Şubat 2009 tarihinde yapılan gösteriye katıldığı iddiasıyla 'Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçlamasıyla tutuklu yargılanan K.E (17) ve tutuksuz yargılanan K.G.'nin (16) duruşması Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada K.E. ve müdafi avukatlar hazır bulundu. Duruşmada, müdafi avukatların K.E.'nin tahliye edilmesi yönündeki talebi reddedildi. Duruşma dosya kapsamında eksikliklerin tamamlanması için ertelendi.Batman merkezde 18 Şubat 2009 tarihinde yapılan gösteriye katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak 'Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' iddiasıyla hakkında dava açılan S.K.'nın yargılanmasına ise Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada S.K. ve müdafi avukatlar hazır bulundu. Duruşma sonucunda S.K.'nın tutukluluk haline devam kararı verilirken, duruşma dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ertelendi.6 çocuk için 23 yıl hapis cezası istemiDiyarbakır'da gösterilere katıldıkları iddiası ile haklarında 'Örgüt propagandası yapmak' suçlamasıyla dava açılan C.B. (17) , E.G. (15) , H.Y. (17) , N.M. (16) , S.T. (17) ve V.S. (16) isimli 6 çocuğun yargılanmasına Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya tutuksuz yargılanan sanık çocuklar katılmazken müdafi avukatları hazır bulundu. Mütaalasını veren iddia makamı, 'Örgüt olmaması ile birlikte örgüt adına suç işlemek', 'Örgüt propagandası yapmak' ve '2911sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu'na muhalefet etmek' iddialarıyla her çocuk hakkında 23 yıla kadar hapis cezası istedi. Mahkeme heyeti, müdahil avukatlarının savunmalarını hazırlaması için duruşmayı erteledi.DİYARBAKIR-DİHA