IMF protestosu can aldı 0 Kommentare
Hançer Timi'nde görevli korucu öldürüldü 0 Kommentare
DTP: Delilleri karartan Lice savcısı cezalandırılsın 0 Kommentare
Temizöz’ün masrafı jandarmadan! 0 Kommentare
Cizre`de kuskulu olayda ikinci asker olumu 0 Kommentare
ANF
Celebi`ye yapilan silahli saldiriya tepki 0 Kommentare
'Failler ve arkasındakiler açığa çıkarılmalı'
Emeği savunan insanların seslerinin kısılmak istendiğini kaydeden TTB Genel Başkanı Gencay Gürsoy ise, şunları kaydetti: 'Olayın nedenini, failini bilmiyoruz. Ama Süleyman Çelebi gibi bir insanın bu dönemde saldırıya uğraması emeği savunan seslerin kısılmasını akla getiriyor. Türkiye eğer böyle bir ortama girecekse bundan endişelenmek gerekiyor. Bu saldırıyı yapan kim veya kimlerse bilmeliler ki, Türkiye de bu tür saldırılarla demokratik açılımın ve emeğin sesi kısılamayacaktır. Hükümete buradan faillerin ve arkasındakilerin açığa çıkarması çağrısı yapıyorum.'
DİHA
`Kurt Acilimi` kongresi 0 Kommentare
DTP’nin 3. Olağanüstü Kongresi dün Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda yapıldı. Kongre, Eş Başkan Emine Ayna dahil 4 milletvekili hakkında “zorla mahkemeye götürme” kararı olan ve iki eş başkan yardımcısının da bulunduğu 80 kişilik PM üyesinden 54’ünün tutuklandığı bir süreçte toplandı.
DTP’LİLER KONGREYE AKIN ETTİ
DTP’liler sabah saatlerinden itibaren Selim Sırrı Tarcan’a gelmeye başladı. Özellikle kadın ve gençlerin yoğun olduğu partililer salona sığmayınca, salonun dışında halaylar çekip sloganlar atarak, partilerine yönelik baskıları kınadı; Kürt sorununun demokratik, eşitlik temelinde çözümünü istediler.
Salona asılan pankartlarda da “demokratik, eşit temelde çözüm” ön plana çıktı. “Gün daha fazla birlik, daha fazla mücadele günüdür”, “Çözüm operasyonlarda değil diyalog ve barışta”, “Eşit özgür yurttaşla demokratik topluma”, “Yol haritasını istiyoruz”, “Demokratik Türkiye için demokratik özerklik”, “33 Kurşun katliamını unutmayacağız”, “İçi boş açılımlara son” gibi Türkçe ve Kürtçe pankartların asıldığı salonun tavanı da gökkuşağı renkleriyle süslendi.
YEREL KIYAFETLİ KADIN VE GENÇLER
Salonun içinin, kadınların başları ve kıyafetlerinin sarı-kırmızı-yeşil renklerle süslendiği kongrede, yerel kıyafetler de renkli görüntüler oluşturdu.
Kongrede sık sık Öcalan ve PKK lehine sloganlar atıldı.
Salon içinde ve dışında sivil polislerin katılımcıları adeta tek tek fotoğrafladıkları, görüntüledikleri gözlenirken, salon bahçesine girerken yapılan aramalar da adeta taciz boyutuna ulaştı.
Salonda Kürtçe müziğin yanı sıra Lazca müzik de dikkat çekti. Ayrıca bir süre önce yaşamını yitiren ve Diyarbakır’a defnedilme vasiyeti tutulmayan Aram Tigran’ın ezgileri de salonu doldurdu.
ÇOK SAYIDA KONUK KATILDI
Kongreye, aralarında EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, Ankara İl Başkanı Selma Gürkan; ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Kemal Ulusaler, AKP Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Ayalan, HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, DEP eski Başkanı Hatip Dicle, Yazar Fikret Başkaya, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol’un da bulunduğu çok sayıda parti, kitle ve meslek örgütü ile dernek temsilcileri katıldı. DTP’li belediye başkanlarının da yer aldığı kongrede, Yunanistan PASOK, Bulgaristan Sosyalist Partisi, İsveç Sol Partisi, KKTC’den Cumhuriyetçi Türk Partisi, Yeni Kıbrıs Partisi, Almanya Sol Partisi, İspanya Sosyalist İşçi Partisi, İspanya BASK bölgesinden Aralar Partisi ve Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu temsilcileri ile Japonya, Belçika, ABD, Avusturya, Birleşik Krallık Büyükelçilikleri temsilcileri ile Türkiye’den yabancı misyon şeflerinden katılımlar da oldu.
DTP eş başkanları Emine Ayna ve Ahmet Türk, milletvekilleri ile birlikte salonun ayakta alkışları ve sloganları eşliğinde girdiler.
AKP ADINI KOYMAKTA TEREDDÜTLÜ
Divan başkanlığına seçilen DTP Milletvekili Osman Özçelik, Türkiye’nin yeni bir sürece girdiğini belirterek, “Kürt Açılımı” vurgusu yaptı. Türkçe ve Kürtçe konuşmasında Özçelik, AKP Hükümeti’nin, önce “Kürt Açılımı”, sonra “Demokratik Açılım” en son da “Milli Birlik ve Beraberlik Projesi” adını verdiği açılımlara dikkat çekerek, “adını bile koymakta tereddüt ettiklerini” söyledi.
TÜRK BASKILARI ANLATTI
Açılış konuşmasını yapan DTP Eş Başkanı Ahmet Türk, iki eş başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu, 89 PM üyesinden 54’ünün tutuklandığı baskı ve operasyonlara dikkat çekerek, “Acaba dünyanın neresinde bir parti bu kadar baskı altına alınmıştır” diye sordu. Tutuklamalar ve halen süren operasyonları “siyasi” olarak nitelendiren Türk, DTP’nin kadroları tutuklanınca, siyasi mücadelenin kesintiye uğrayacağını düşünenlerin yanıldığını söyledi.
DTP’nin çözüm ısrarından ve barışa olan inancından asla vazgeçmeyeceğini belirten Türk, “Kürtler Türkiye’nin önemli bir demokrasi gücü ve dinamiğidir” dedi.
TÜRKLERE ‘KAYGILANMAYIN’
Kürtlerin dilsel, kimliksel, kültürel hak taleplerinin üniter yapıyı daraltmayacağını, Türklerin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayamayacağını belirten Türk, “Kimse böyle bir kaygıya kapılmamalı” diye seslendi.
Türk, “Risk aldık” diyen Başbakan Erdoğan’a da “Kürt sorununun çözümü; risk almayı, kararlı durmayı ve cesur olmayı gerektirir” diye seslendi.
Çözümü tıkayan, engelleyen tarafın DTP ve Kürtler olmayacağının altını çizen Türk, “Şu da iyi bilinmelidir ki; eğer süreç Kürtleri oyalama ve sorunu öteleme gibi bir boyuta taşınırsa, biz de çıkar endişe ve kaygılarımızı halkımızla paylaşır, demokratik muhalefetimizi birlikte sürdürürüz” dedi.
Gelinen noktanın pek iç açıcı olmadığını vurgulayan Türk, içinde yeni bir anayasa olmayan çözümün çözüm olmayacağının altını çizdi. Sorunu, “Kürtlerin iradesi, siyasi temsilcileri muhatap alınmadan çözme” arayışından duydukları kaygıyı da dile getiren Türk, “DTP’nin içinde olmadığı kalıcı bir çözüm süreci mümkün değildir. DTP’nin aktif olarak müdahil olmasına fırsat tanınmalı” dedi. Türk ayrıca, Öcalan ve PKK’nin çözüm süreci dışında tutulmaması vurgusu yaptı.
Türkiye’nin demokratik dönüşüm sürecinde, demokratik sol bir siyasetin olmayışından üzüntü duyduklarını belirten Türk, statükocu ve otoriter zihniyetin temsilcisi CHP’nin, Türkiye açısından büyük bir talihsizlik olduğunu söyledi. Türk, AKP’yi demokratlar, liberaller, aydınlar için adeta nimet haline getirenin de demokratik-özgürlükçü bir sol siyaset eksikliğine bağladı. Türk, yeni bir sol yapılanma içinde olacaklarının altını çizdi. Türk konuşmasında, Yaşar Kemal’in “Bin çiçekli bir bahçenin bir kültürünün tanınması ve geliştirilmesi sorunu varsa, tüm imkanların onun için seferber edilmesi gerektiği” sözüne de atıfta bulundu. (Evrensel)
TÜZEL: ‘BARIŞ İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ’
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel de yaptığı konuşmada, Başbakan’ın önceki gün AKP kongresindeki konuşmasında “Biz birlikte Türkiye’yiz” sözlerine atıfta bulundu. Tüzel, Türkiye halklarının barış istediğini, ancak “Biz birlikte Türkiye’yiz” diyenlerin ısrarla “Milli Güvenlik” ve “terörle mücadele” laflarına sarıldıklarını söyledi. Tüzel, “Başbakan, dediği gibi anaların gözyaşlarını anlıyorsa, havan mermisiyle ölen 8 yaşındaki Ceylan’ın annesinin acısını da anlamalı. Eşitlikten bahsediyorsa, hâlâ ‘Üst kimlik Türklüktür’ dememelidir. Bu, Kürtlerin ne dediğini hiç anlamamaktır” dedi.
Tüzel, “Demokratik bir Türkiye için demokratik özerkliği her yerde anlatacağız, Türkiye halkını kazanacağız. Barış için hep birlikte mücadele edeceğiz” diye konuştu.
KESK Genel Başkanı Sami Evren de, toplumun tüm kesimlerinin, ‘demokratik, özgürlükçü” bir anayasa istediğini belirterek; Meclis’e, “Artık bunun önünü tıkamayın” diye seslendi.
Turkiye`de ogretmen olmak zor! 0 Kommentare
‘KAST SİSTEMİ VAR’
Öğretmenlerin “kadrolu, sözleşmeli, vekil, ücretli” şeklinde 4 parçaya bölündüğünü dile getiren Subaşı, eğitim emekçilerinin kast sistemine tabi tutulduğunu vurguluyor. “Bu insanlar üniversitede aynı eğitimi almış ve aynı bilgi donanımına sahipler ve bu öğretmen gruplarının sorunları birbirinden çok da farklı değil” diyen Subaşı, buna rağmen sırf KPSS’de az puan aldıkları için insanların sözleşmeli öğretmen olmak zorunda kaldığını belirtiyor.
‘NEDEN UMUT TACİRLİĞİ YAPILIYOR?’
“Devlet Personel Dairesi Başkanı, 327 bin öğretmenin kadro beklediğini söylerken, neden hâlâ bütün illerde eğitim ve fen-edebiyat fakülteleri açıp umut tacirliği yapılıyor” diye soran Subaşı, KPSS’de 243 bin kişi içinden yalnızca 15-20 bin kişinin atandığını hatırlattı. Öğretmenlerin kamyonculuk, çöp toplayıcılığı ve garsonluk yapmaya zorlandığına dikkat çeken Subaşı, “Her şeye bol keseden bütçe ayırmayı bilen hükümet yetkilileri, 24 Kasım Öğretmenler Günü geldiğinde de orada burada, kimsenin gözünü boyamaya kalkmasınlar ve biz öğretmenlere hak ettiğimiz onurlu yaşamı versinler. Vermeseler de bizler hakkımızı alacağız” diye konuştu.
HİÇBİR GELİŞME YOK
Öğretmenlerin bu yıl da 5 Ekim’e güvencesizlik ve yoksulluk sarmalında girdiğine dikkat çeken Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, öğretmenlerin iş güvencesi, ücret ve haklarda iyileşme, sendikalaşma, grev ve toplusözleşme haklarına sahip olmaları noktasında bir gelişme yaşanmadığını vurguladı.
OECD SONUNCUSU
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre en yüksek çalışma saatlerine sahip olan ülkeler Türkiye ve Macaristan.
uZorunlu çalışma saati Türkiye’de 1832 saat, Macaristan’da 1864 saat, OECD ortalaması ise 1652 saat.
uOECD üyesi ülkelerden İspanya’da okulöncesi eğitim kurumlarında çalışan bir öğretmene 14 öğrenci düşüyor.
uBu sayı, Portekiz’de 16, Yunanistan’da 12, Macaristan’da 11, İsveç’te 13 iken Türkiye’de ise 26. OECD ortalaması ise 15.
uİspanya’da göreve yeni başlamış bir ilkokul öğretmeni yılda toplam 34 bin 250 dolar gelir elde ediyor, Yunanistan’da ise bunu 26 bin 326 dolar. Ancak bu rakam Türkiye’de 14 bin 63 dolarla sınırlı.
uİspanya’da en üst derecede olan bir ilköğretim okulu öğretmeninin yıllık toplam geliri 49 bin 466, Yunanistan’da 38 bin 619 dolar, Türkiye’de bu rakam 17 bin 515 dolar. (Ankara/DİHA)
İtalya'da onbinlerce insan başbakan Silvio Berlusconi'nin medyaya yönelik baskı ve saldırılarına karşı sokağa çıkarken, Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) "Haber Alma Hakkı. Haber Verme Görevi" başlıklı mitingin gazeteciler, sivil toplum örgütleri ve sendikaların ifade özgürlüğünü savunmak için biraraya gelmesiyle başarılı olduğunu söyledi.
Medyada yer alan haberlere göre, cumartesi günü başkent Roma'da düzenlenen mitinge 150 bin ila 300 bin kişi katıldı.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) başkanı Jim Boumelha, "Artık yeter. Bu ülkede gazeteciler ve medya yıllardır baskı altında ama Berlusconi'nin son zamanlarda ekonomik ve siyasi gücünü kullanarak gazetecileri ürkütmeye çalışması herhangi bir demokratik sınırın ötesine geçti" dedi.
Ülkenin büyük medya kuruluşlarına sahip olan Berlusconi, özel televizyon yayıncılığında tekelleşerek, devlet televizyonu RAI'ye siyasi müdahalede bulunarak, gazetecileri suçlayarak ve özel hayatının kamu politikaları üzerine etkisini sorgulayan gazetecilere saldırarak ifade özgürlüğü konusunda ciddi baskılar uyguluyor.
Yakın geçmişte de İtalyan Repubblica ve L' Unità'yla İspanyol El Pais ve Fransız le Nouvel Observateur'ün de aralarında bulunduğu Avrupalı medya kuruluşlarına karşı yasal başvuruda bulunan ilk devlet başkanı oldu. Berlusconi, özel hayatıyla ilgili" aşağılayıcı" yazılar nedeniyle milyonlarca avroluk tazminat davaları açtı. Hatta Avrupa Komisyonu'nu iç işlerine müdahleyle suçlayarak sözcülerini kontrol etmezlerse Avrupa Konseyi'ni kilitlemekle tehdit etti.
DISK Baskani Celebi`ye silahli saldiri 0 Kommentare
DİSK'in verdiği bilgiye göre adı Rıza Tunçbilek (54) olan ve Çelebi'den randevu alarak içeri giren saldırgan yakalandı. Polis sendika binasının önüne şerit çekerek giriş çıkışları kontrol altına aldı.
Çelebi'nin sağlık durumuyla ilgili bilgi veren Florance Nightingale Hastanesi Başhekimi Mücahit Atmanoğlu, “Çelebi'nin bacaklarına birkaç kurşun girmiş. İki tane kurşun halen bilekte. Bir iki kemikte kırık var. Hayati hiçbir bir problemi yok. Ameliyat edeceğiz. Merak edilecek bir şey yok“ dedi.
O sırada odada olduğunu söyleyen DİSK genel sekreteri Tayfun Görgün, NTV'ye, saldırganın silahı hazır olarak içeri girdiğini, Çelebi'ye dört el ateş ettikten sonra silahını kendisine de doğrulttuğunu, kapının önünde bekleyen Çelebi'nin korumasıyla birlikte müdahale ederek saldırganı yakaladıklarını anlattı.
Saldırının nedeni henüz bilinmiyor. Tunçbilek'in Çelebi'yle mahalle arkadaşı olduğu ve para istemek için sendikaya geldiği iddia ediliyor. Gözaltına alınan saldırgan Şişli Merkez Karakolu'na götürüldü.
Bu arada gözaltına alınan saldırgan Tunçbilek, ilk sorgusunda Çelebi ile mahalleden çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, kendisinden 100 bin YTL alacağı olduğunu söylediği öğrenildi.
Saldırganın, ölen ağabeyi Rıza Tunçbilek'in kimliğini kullandığı, asıl isminin Cahit olduğu iddia ediliyor. Dev-Yol ve Dev-Sol davasından yargılandığına yönelik iki ayrı iddia var.
Görgün: "Saldırının kişisel bir mesele olma ihtimali yok"
Hastane önünde basına açıklama yapan Görgün, saldırganın Çelebi'nin arkadaşı olmadığını, ortada alacak-verecek meselesinin bulunmadığını söyledi.
Saldırganın kim olduğunu bilmediklerini ve saldırıyı neden gerçekleştirdiğine dair fikirleri olmadığını belirten Görgün, Çelebi'yle çok uzun süre önce aynı mahalleden tanıştıklarını, görüşmek için randevu aldığı bilgisini de verdi.
Görgün, "Saldırının şahsi bir mesele olma ihtimali yok" dedi.
Olay yerinde incelemede bulunan İstanbul Valisi Muammer Güler yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Elbette bir sendika başkanına makamında silahlı bir saldırıda bulunulmuş olması son derece üzüntü verici, şiddetle kınıyoruz. Rıza Tunçbilek isimli 1950 Üsküp doğumlu bir şahıs. Ancak kendisini daha önce tanıdığı bir kaç defa daha o sendikaya gidip gelip kendisi ile görüştüğünü biliniyor. Sendikaya geldiğinde Genel Başkan’la görüşmek istediğini söylemiş, Yedi kata alınmış. Ruhsatsız bir silahı, iki şarjörün dolu olduğu ve beraberinde ayrıca 37 merminin de olduğunu tespit ettik. Ayağına bir şarjör boşatmış. Beş mermi çıkışı var. İki üç tanesinin isabet ettiği görülüyor.”
Emniyet Genel Müdürü Hüseyin Çapkın ise geçmin olsun dileyerek “Koruma polisi ile birlikte sanığı yakalamışlar ve etkisi hale getirilmiştir” dedi.
Çelebi'yi hastanede ziyaret edenler arasında CHP'li Çetin Soysal ve Mehmet Sevigen, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DSİP'ten Şenol Karakaş, Küresel BAK'tan Tayfun Mater, Sosyalist Parti'den (SP) Kadir Akın ve Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi bulunuyor. (Bianet)



