'CHP anlayışı ile olmamız mümkün değil' 0 Kommentare
Dersim'de, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in Dersim İsyanı ile ilgili konuşmasına tepki gösteren CHP'li 3 ilçe belediye başkanı ve 400'e yakın CHP üyesi, istifa etti. Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, '1937-38 yılları ve sonrasında Dersim'de kadın, erkek ve çocuklardan oluşan onbinlerce masum insanın öldürülmesini meşrulaştırmaya çalışan bir anlayış ile aynı çizgide olmamız imkansız olduğu için, mensubu bulunduğumuz CHP'nden istifa ediyoruz' dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in Meclis'te Dersim ile ilgili yaptığı konuşmaya tepkiler devam ederken, CHP'nin tavır almaması üzerine partiden istifalar arttı. Dersim'de aralarında Pülümür Belediye Başkanı Mesut Coşkun, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, seçimleri bağımsız kazanan ve CHP'ye geçen Nazimiye İlçesi Belediye Başkanı Cafer Kırmızıçiçek, 22. Dönem CHP Dersim Milletvekili Hasan Güyüldar, Pülümür İl Genel Meclis üyesi İsmail Hakkı Şahin, CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Bozkurt, CHP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Benli, Dersim Sanayi ve Ticaret Odası Disiplin Kurulu Başkanı Ali Güyüldar, Dersim Spor Başkanı Yaşar Moğultay, CHP Eski İlçe Başkanı Davut Yıldırım, Dersim Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Hasan Kuru,Dersim Ticaret ve Sanayi Odası Eski Başkanı Ali Asker Güler ve CHP Pülümür İlçe Başkanı Hasan Hayri Kesik'in yanı sıra 400'e yakın CHP'li, partisinden istifa etti.CHP'liler istifalarını Yeraltı Çarşısı üzerinde bir basın açıklamasıyla duyurdu. Açıklamaya CHP'lilerin istifasına destek amaçlı DTP yöneticileri ve EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel de katıldı. Burada istifa eden CHP'liler adına açıklama yapan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, 'Onbinlerce insanın öldürüldüğü ve insanların başka bölgelere gönderildiği Dersim halkının yarası, mensubu bulunduğumuz CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in 10 Kasım tarihinde Meclis'teki 'Demokratik Açılım' ön görüşmeleri sırasında yaptığı konuşma ile kanamıştır' dedi.'Meşrulaştırmaya çalışıyorlar'Sarıgül, Dersimliler olarak 1937-38 olaylarının acısını yüreklerine zincirlediklerini 'demokratik açılım' adına Meclis'te 'Şeyh Sait isyanı Dersim İsyanı böyle mi bastırıldı' sözlerini sarf eden Öymen'in bu tavrının sorunları çözme değil, şiddet yönteminin anlayışı olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekti. Sarıgül, Dersim halkının tüm baskılara rağmen zulmün önünde boyun eğmediğini, ölümlere, sürgünlere, açlıklara göğüs gererek soysuzlaşmayı kabul etmediğini, tarih boyunca insanlık onurunun birinci değer olduğunu savunan bir halk olduğunu belirtti. Sarıgül, 'Bu anlayışa sahip, bu sözleri sarf edenden hesap soramayan bir anlayışın içinde bir Dersimli olarak yer almamız ve üyeliğimizi devam ettirmemiz kendi halkımıza karşı bizler adına utanç verici olacaktır. 1937-38 yılları ve sonrasında Dersimde kadın erkek ve çocuklardan oluşana onbinlerce masum insanın öldürülmesini meşrulaştırmaya çalışan bir anlayış ile aynı çizgide olmamız imkansız olduğu için mensubu bulunduğumuz CHP'nden istifa ediyoruz' şeklinde konuştu.Sarıgül'ün konuşması sık sık 'Dersim onurdur onuruna sahip çık' sloganıyla kesilirken, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel ise, 'Türkiye'nin tarihi, yaşamsal, demokratik sorunlarının bütün çarşıcılığıyla konuşulduğu bir dönemdeyiz. 86 yıllık Cumhuriyet rejimi sorgulanmakta, devletin ne kadar laik, ne kadar demokratik olduğu tartışılmaktadır' dedi.DİHA
Maxmurlular: Tek bir kişi bile götüremezsiniz! 0 Kommentare
MAXMUR - Maxmur Kampı sakinleri, kendileri üzerinde oynayan oyunlar ve yapılan senaryolara dikkat çekerek, başta anayasal değişiklik ve koruculuğun kaldırılması olmak üzere talepleri kabul edilmedikçe tek bir kişiyi bile Türkiye’ye götüremeyeceklerini bildirdi. Maxmur kampının boşaltılmasına yönelik oyun ve senaryoların artması üzerine Maxmur Demokratik Halk Meclisi bugün sabah saatlerinde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını Mahmur Halk Meclisi adına Mahmur Demokratik Halk Meclisi Başkanı Nuran Sezgin yaptı. Sezgin Maxmur halkı olarak bu son süreçte Mahmur’un boşaltılmasına ilişkin yaşanan gelişmeleri kaygıyla izlediklerini belirtti.BELGELER ELİMİZDE Sezgin, “Kampımızın boşaltılmasına yönelik oyunlar devam etmektedir. Biz Maxmurlu mülteciler olarak büyük bir endişe ile izliyoruz. Oluşturulan üçlü mekanizmanın düzenli olarak Hewler’de toplanıp, Maxmur’u tartışması, ABD istihbarat yetkililerinin Türkiye’ye gidiş gelişleri ve kampımızı tartışmaları ve İçişleri Bakanı Atalay’ın açıklamaları bunu göstermektedir. Atalay açıklamasında Maxmur’u boşaltmak için bir heyet oluşturduklarını bu heyetin Maxmur içinde ajanlaştırma temelinde bilgi sağlayacağını itiraf etmiştir. Biz Maxmurlular olarak bu oyunları deşifre etmiştik ve onların istihbarati bilgi almak amaçlı gönderdiği belgeler elimizdedir. Maxmurlu mülteciler olarak bir kez daha vurguluyoruz ki Maxmur halkı bu oyunlara gelmeyecek ve bu oyunlara kanmayacaktır. Türk devleti ve üçlü mekanizma bu oyunlarında vazgeçmelidir” dedi.Kürdistan’da operasyon ve savaş sürdüğü müddetçe geri dönmeyeceklerini vurgulayan Sezgin, şunları kaydetti: “Halen Kürdistan’da Türk ordusunun operasyonları devam etmekte ve Kuzey Kürdistan’da çetin bir savaş sürmektedir. Savaş ve operasyonlar devam ettiği sürece can güvenliğimiz olmayacağı için Türkiye’ye dönemeyiz.”KORUCULUK LAĞVEDİLSİNCan güvenliklerini etkileyen diğer bir sorunun da koruculuk olduğunu ifade eden Sezgin, koruculuğun kaldırılması dahil dönüş için taleplerini şöyle sıraladı: “Can güvenliğimizi etkileyen diğer bir husus da koruculuk sistemidir. Kuzey Kürdistan’da yıllarca süren savaşta korucular birer mafya ve çete olmuşlardır. Bunun en basit örnekleri de Hazim Babat ve Kamil Atak gibi koruculardır. Bunlar birçok yurtsever halkımızın kanına giren çetelerdir. Türkiye’ye dönmemiz için bu koruculuk lağvedilmesi ve koruculardan hesap sorulması gerekir. Bunun yanında anayasada bir değişikliğe gidilmelidir. Burada binlerce çocuğumuz ilkokuldan tutalım üniversiteye kadar kendi anadilinde eğitim ve öğrenim görmektedir. Bunun Kürt dili eğitim başta olmak üzere yaşamın tüm alanlarında resmileştirilmedi ve kullanılması önündeki engeller aşılmalıdır. Mahmur Halkı olarak bu taleplerimiz kabul edilmediği ve bu çerçevede değişimler gerçekleşmediği takdirde Türkiye’ye dönmeyeceğiz. Bunun içinde Kürt sorununa kalıcı bir çözümün ve onurlu bir barışın sağlanması gerekir. Bu taleplerin kabul edilmemesi ve uygulanmaması halinde Türk Devleti Maxmur kampından Türkiye’ye bir kişi bile götüremez. Aksi takdirde tüm açıklamaların içi boş kalır ve hayal ürünü olmaktan öteye gitmez.”ANF NEWS AGENCY
Liseli Öğrenciler: Tutsak çocuklara özgürlük 0 Kommentare
Dersim'in son OHAL'i 0 Kommentare
CHP'li Kılıçdaroğlu'na Almanya'da protesto şoku! 0 Kommentare
Tutuklu KESK'liler tahliye edildi 0 Kommentare
Cumartesi Anneleri Mehmet Özdemir'in akibetini sordu 0 Kommentare
Çatışma değil infaz 0 Kommentare
DSİ işçileri Bodrum yolunu trafiğe kapattı 0 Kommentare
BODRUM - Aylardır çalıştıkları DSİ'den paralarını alamayan 150 işçi, Bodrum girişindeki yolu trafiğe kapattı. Bodrum Devlet Su İşleri'ne bağlı Eser İnşaat adlı taşeron firmada çalışan 150 işçi, 4 aydır ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle Bodrum girişindeki yolu iş makineleriyle trafiğe kapattı. İşçiler, firma yetkililerinin sorunu çözmesi halinde eylemi bitireceklerini aksi takdirde, yolu açmayacaklarını bildirdi. Jandarmanın 'yolu açın' şeklindeki baskısına rağmen oturma eylemlerini devam ettiren işçiler, taşeron firmanın ücretlerini ödemesi halinde eylemlerini bitireceklerini açıkladı.ANF NEWS AGENCY
Bingöl’de CHP’den istifa 0 Kommentare
BİNGÖL - Bingöl'de CHP 3 İl Genel Meclisi Üyesi, yaptıkları açıklamada partilerinden istifa ettiklerini belirtti.Dersim katliamına sahip çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'e tepki gösteren 3 İl Genel Meclisi üyesi, partilerinden istifa ettiklerini duyurdu. CHP Yedisu İl Genel Meclisi Üyesi Hüseyin Negüzel ile Daimi Korkar ve Yayladere İl Genel Meclis Üyesi Mehmet Ali Çimen, yaptıkları ortak bir basın açıklaması ile partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Açıklamada, "Bizler CHP üyesiyiz. Partimizin son dönemlerdeki pasif muhalefeti, demokratikleşme yönünde herhangi bir adım atmaması, açılım konusundaki anlaşılmaz karşı duruşu ve son olarak da Onur Öymen'in yapmış olduğu çirkin açıklamalardan sonra birlikte siyaset yapma olanağı kalmadığı için partimizden istifa ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.ANF NEWS AGENCY





